nühüm                                                                                                                     
bilinmeyenler ve bilinmesi gerekenler...

       
                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                     
 

değerli okurlarımız, aklımıza bir fikir düştüğünde bunu anında bir taslak halinde sayfamıza ekliyoruz. Bir sonraki günlerde de birşeyleri ekleye ekleye çıkara çıkara, yazı içimize sininceye kadar üzerinde çalışıyoruz. Tüm bu çalışmalar sizlerin gözü önünde gerçekleşiyor. Kaba taslaktan son haline kadar, yazının tüm aşamasında sadece siz ve ben varım. Yazıyı ilk okuduktan sonra, son halini görmek için lütfen bir hafta on gün boyunca yazıyı takip ediniz. Sizlere hayırlı, huzurlu ve aydınlatıcı okumalar dileriz...

Kısa Bilgiler

- yeni aldığınız birşey kazaya uğradıysa, onu tamir ettirmeden değerinin yüzde 40'ını hesaplayın ve bir hayır kurumuna bağışlayın. Yeni aldığınız bir eşya eğer kazaya uğrarsa bilinki üzerinde bir hak bir nazar var. O hakkı o nazarı üzerinden kaldırmadığınız müddette aksilikler o eşyayı bulacak. Siz tamir ettireceksiniz, ya o tamir esnasında ya da o tamirden sonrası başka bir yerden kazaya uğrayacak. En güzeli, tamir ettirmeden o hak veya nazarın üzerinden kalkması niyetine bir bağış yapın. O malın yüzde 40 değerini hesaplayın ve sonrası bir yere bağışlayın. Bu Allahın izniyle o malın üzerindeki negatif enerjiyi kaldırır, afiyet içinde kullanmanıza izin verir. Halen kazaya uğruyorsa, o zaman kazancınızı gözden geçirin. Not: Allahu Teala yeryüzünde iki insana dokunmaz, temiz olana ve çok kirli olana. Malına çok haram karıştırmasına rağmen, eğer Allahu Teala birine dokunmuyorsa bilinki onun hesabını öbür hayata bıraktı.

-
bazı art niyetli insanlar kuran-ı kerimi çürütme niyetine derki; bu Kitapta herşeyin açıklandığı iddia edilir, hani 5 vakit namaz hani şu hani bu derler. Buna sizin için bir izah getirelim, bakınız; Allahu Teala, biz bu Kitapta "herşeyi açıkladık" demez, biz bu Kitapta "hiçbir şeyi eksik" bırakmadık der! "Herşeyi açıkladık" kelimeleri ile "hiçbirşeyi eksik" bırakmadık kelimeleri ne kadar çok aynı şeyi ifade ediyor gibi görünsede, aynı şeyi ifade etmez. Herşeyi açıkladık derseniz beş vakit namaz dahil herşeyi açıkladığınızı ifade etmiş olursunuz. Hiçbir şeyi eksik bırakmadık derseniz ama, bilmeniz kadarını size aktardık demeye getirirsiniz. Yani birisi herşey anlamına, diğeri ise bilmeniz kadarını size bildirdik anlamına gelir.

- Allahtan birşeymi istiyorsunuz, o zaman sabırlı olun. Allahtan istediğiniz bir nimet sadece sizin değil, tüm ailenizin hatta daha büyük bir çevrenizin hayatını pozitif anlamda değiştirebilir. İnsanlar ama birşeyleri çekmeleri gerek. Siz Allahtan birşeymi istiyorsunuz, bu isteğiniz ailenizi ve çevrenizi etkileyip etkilemeyeceğine bakın. Eğer etkileyecekse, o zaman o nimete kavuşmakta bekletileceksiniz bunu biliniz. Onlar yaşaması gerekeni yaşamadıkça o nimet size inmez. İlk önce onların o imtihan süresini tamamlamaları beklenir sonrası o nimet size iner. O yüzden dualarınızda dikkatli olun. Allahtan istediğiniz birşey ne kadar çok insanın hayatını etkileyecekse o kadar bekletileceksiniz. Siz kendiniz o duanın gereğini yapsanızda, şartlarını yerine getirsenizde bekletileceksiniz. O yüzden dualarınızda mütevazi olun. Büyük dualar büyük sabırlarlar gerektirir.
İstekleriniz ne kadar büyük olursa ne kadar insanın hayatını etkileyecekse o kadar bekletileceksiniz, bunu biliniz.




Karınca Misali Sizde Tarafınızı Belli Edin

biyoenerji uzmanları

Türkiye’de ortopedistlere ders verebilecek kabiliyette kırık çıkıkçılar, beyin cerrahilerine bel fıtık konusunda meydan okuyabilecek bel çekiceler ve iç hastalıkları uzmanlarını hayrete düşürebilecek elle şifa dağıtan insanlar bulunur. Eğer dünyamız çıkarlar üzerine kurulmuş olmasaydı, tıbbın teorik bilgisi ile doğal tedavilerin binlerce yıllık pratik tecrübesi birlikte çalışır, birbirlerinin eksiklerini tamamlar ve tedavilerini üstlendikleri hastalara daha sağlıklı ve tamamlayıcı bir hizmet sunarlardı. Sayın okurlarımız aramızda bazıları bu uygulamaları geri kalmışlığın bir simgesi olarak görür; sizler bu batı hayranı, kendi ülke değerlerine yabancı olan şahısların boş laflarına ve şaşmış hayat görüşlerine kanmayın. Halk arasında yaygın bir durumda olan ve binlerce yıldır uygulanan elle tedavi yöntemleri bir toplumun geri kalmışlığını değil o toplumun kültürel zenginliğini, o topraklarda var olan bilgi derinliğini gözler önüne serer. Nice farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış şu vatanımızda nice farklı yöntemlerin var oluşu bizler için, insan sağlığı ile uğraşanlar için büyük bir veli nimet. Bizler nasıl arkeolojik varlıklarımızı araştırıyor, yüzeye çıkarıyor ve dünyaya tanıtmak için çaba gösteriyorsak, sağlık alanında atalardan gelmiş bitkisel reçeteleri ve elle tedavi yöntemlerinide sahiplenip bunların tanıtımı ve korunması için çaba göstermeliyiz. Diğer yazılarımızda tıp hekimlerini, modern tıbbın zihniyetini ve onların hastalıklara olan ticari yaklaşımını yere yerden yere vurduk, bu yazımızda aynaya bakıp özeleştiri yapacağız, biyoenerji uzmanların eksiklerinden ve art niyetli yaklaşımlarından sizlere bahsedeceğiz.

Biyoenerji uzmanların en büyük sıkıntısı mistik kavramlara takılı kalmış olmaları 

Beş bin yıl önce anlatılan hikâyeler ile hastaların karşısına çıkmayın, o hurafe bilgiler beş bin yıl önceki insanların bilgi seviyesi ve kültürel gelişimine göre tasarlanıp anlatılmış, günümüzün insanı o hikâyelere güler, geçer. O tür hikâyeler ile ne çağımızın bilim dünyası ikna edebilirsiniz, ne de kültür seviyesi gelişmiş çağımızın insanını. Lütfen çağımızın teknolojisinden faydalanın ve kullandığınız enerjinin bilimsel altyapısını araştırın. Mademki uygulamalarınızın doğruluğuna inanıyorsunuz o zaman bunu bilimsel veriler ile desteklemenin yollarını arayın. Kullandığınız enerji nedir ve nereden gelir, eğer siz bunu yapmaz ve 21. yüzyılın insanını beş bin yıl önceki çizimler ve felsefi hikâyeler ile avutmaya kalkışırsanız o zaman uygulamalarınızın hurafe ve batıl olarak görülmesine mani olamazsınız.

Biyoenerji uzmanların en büyük eksiği hastalıkların anatomik ve fizyolojik altyapısını bilmeden hastalıkların tedavisine kalkışmaları

Elinizde müthiş bir yetenek olabilir ancak eliniz ile temas ettiğiniz cildin altındaki anatomik yapıyı bilmezseniz veya tedavi etmeye kalkıştığınız rahatsızlığın nereden kaynaklandığını bilmiyorsanız, o zaman yaptığınız her uygulama karanlıkta bir kurşun sıkmaya benzer. Yaptığınız uygulamalar 10 hastadan 7 sinde amacına ulaşabilir ama üçünde ciddi hasar bırakır. En kutsal değerini sizlere emanet eden toplumu bu risk ile karşı karşıya bırakmayın. Nasreddin hocanın ya tutarsa mantığı ile hareket etmeyin. Eline bir tornavida alan herkes cıvataları sökebilir ama siz araba motorundan anlamayan birine araba motorunuzu söktürürmüsünüz? Eğer insan hastalıkları ile uğraşıyorum diyorsanız, insan bedenin işleyişi ve yapısı hakkında kendinizi bilgilendirmek zorundasınız. Yaşadığımız çağ bize çok büyük imkânlar sunar, 3G modemi taktığınızda harvard üniversitesindeki bir profesörün anatomi üzerine verdiği dersi köydeki evinize getirebilirsiniz. Böyle imkânları sunan bir çağda yaşayıp tıbbın bu teorik bilgilerini geri çevirir ve sadece elinizdeki pratik tecrübeye güvenirseniz, o zaman geri kalmışlık damgasını hak etmiş olursunuz.

Biyoenerji uzmanların en büyük hatası teorik bilgilere sahip olmadan tv ekranlarına çıkmaları

Yaptığınız uygulamaların teorik alt yapısını bilmeden, sadece pratik becerilerinize güvenerek bir kaç dakikalık reklâm elde edebilmek için TV meydanlarına çıkmayın. Çıkarsanız karşınıza bir profesör çıkarırlar, o da sizinle top gibi oynar, sizi ve uygulamalarınızı toplumun önünde rezil eder, size ve uygulamalarınıza hurafe ve batıl damgasını yapıştırır. Bazıların herhangi bir bilgiye sahip olmadan ekranlara çıkması ve kendisini rezil etmesi bizleri ilgilendirmez ama eğer bu davranışı ile kutsal bir mesleği külfet altında bırakır, bir peygamber mesleğin haysiyeti ve şerefini ayaklar altına aldırtırsa o zaman bu bizi ilgilendirir. Lütfen ilk önce yaptığınız işin bilimsel altyapısını öğrenin sonrasında başkalarına meydan okuyun, bu sizin ve mesleğiniz için daha hayırlı bir davranış olacaktır.

Biyoenerji uzmanların en büyük düşmanı egoları

İnsan egosu çok çirkin özelliklere sahip, kendisine biraz ilgi gösterildiği an kibirlenir ve kendisini yükseklerde görür. Bu bilhassa biyoenerji uzmanları için geçerli. Toplum onlara özel muamele gösterir ve yetenekleri kulaktan kulağa abartılarak kendilerine geri döner, bu da onların egolarını okşar, kabartır. Bazıları bu ilgiden dolayı kendisini Allah’ın özel bir yaratığı gibi görmeye başlar, kendisinde olan yeteneğin sadece kendisine has olduğuna inanır, hatta bu yeteneğe sahip olmak için yıllarca çalıştığını, Tibet dağlarında inzivaya çekildiğini iddia eder. Çevresine ne kadar özel olduğunu anlatmak için yalan hikâyeler, yaşanmamış hadiseler üretmeye başlar ve zaman içinde durum öyle bir hal alır ki? Ben yapamam veya ben bunu bilmiyorum kelimelerini nefsine söylettiremez, her şeye gücünün yeteceğine, her şeyi yapabileceğine inanmaya başlar. Lütfen egolarınıza sahip çıkın, Allahu Teâlâ’nın nefret ettiği insan tiplerinden birisi kendisini havalarda gören, sürekli böbürlenen insan tipidir; " yeryüzünde böbürlenerek yürüme, çünkü sen ne yeri yarabilir ne de dağlarla ululuk yarışına girebilirsin " (İsra Süresinin, 37). Havalarda gezinmeye gerek yok, bizde var olan enerji herkeste var ve bizlerde var olan yetenekler hatta daha fazlası başkalarında da var.

Biyoenerji uzmanı ararken nelere dikkat etmelisiniz, hangi kriterlere göre uzman seçmelisiniz

Beyinde oluşan her düşünce bir enerji kıvılcımı ortaya çıkarır; olumlu düşünceler orta ile uzun dalga frekans arası, negatif ve olumsuz düşünceler ise kısa dalga frekansında bir enerji kıvılcımına sebep olur. Tabiata ve mahlûkata zarar veren akımlarda evrenin kısa frekans akımlarıdır (röntgen ve gamma ışınları). Eğer bir terapist arayışı içindeyseniz, beyninde negatif düşünceler barındıran uzmanlardan uzak durmalısınız. Örneğin; terapistiniz seans esnasında hakkınızda ahlak dışı düşünceler geçirmeye başlarsa veya seans esnasında sizden nasıl daha fazla para koparabilirim düşüncelerine kapılırsa veya o günün, haftanın olumsuz olaylarını seansa taşırsa veya seans esnasında hastalığınızı değilde o gün yaşadığı dünyevi şeyleri düşünürse, bu tarz düşüncelerin ortaya çıkardığı enerji akımları sizlere şifa veremez. Yani bu işi ticarete, reklâma ve ranta dökmüş uzmanlarda, kitabını en çok bastıranda veya reklâmını en iyi yapabilende şifa vardır inancına kapılmayın, herkeste bu enerji var, fakat bu enerjinin insan üzerinde şifa verici etkiye sahip olup olamayacağını o kişinin düşünceleri ve niyeti belirler.

Bir veya iki seansta iyi ederim diyen şarlatanlardan uzak durun

Bazı insanlar kendilerini biyoenerjist olarak tanıtır ve iki üç seansta tümörü veya hastalıkları yok edebildiklerini iddia eder. Bunu gerçekten yapabiliyor olabilirler ancak bunu biyoenerji ile yapmaları mümkün değil. Doğa kendisine ait her parçacık için bir büyüme veya küçülme süreci belirler, biyoenerjide bu sürece sadık kalır. Örneğin; bir sinir günde 1mm büyür bunu biyoenerji ile günde 1cm büyümesini sağlayamazsınız veya bir kas yırtılması 4–8 hafta arasında iyileşir bunu biyoenerji ile 1 haftada iyileştiremezsiniz veya bir çocuğun ana rahmindeki gelişimi 9 ayda tamamlanır, bunu biyoenerji ile 1 ayda tamamlatamazsınız. Biyoenerji o zaman ne işe yarar? Biyoenerji ile doğanın belirlediği süreçlere müdahale edilemez, biyoenerji ile siz anca rahatsız bölgedeki ısı ve elektromanyetik yoğunluğu giderirsiniz. Bu ne işe yarar? Isı ve elektromanyetik yoğunluk hücreleri boğar, hastalığa karşı bir direniş başlatmalarını engeller, kendi iç meselelerine odaklanmalarına mani olur. Isı ve elektromanyetik yoğunluğu uzaklaştırdığınız an hücreler kendi iç onarım mekanizmalarını devreye sokar, hastalığa karşı bir direniş başlatır. Biyoenerji mucizevi bir uygulama değil, biyoenerji ve benzeri uygulamalar sadece iyileşme için ihtiyaç duyulan ideal ortamı hasta hücrelere sunar, gerisini hücrelerin kendileri getirir.

Şarlatanları, gerçek uzmanlardan nasıl ayırt edebilirsiniz?

  • Hiç bir enerji uygulamasında parmaklar iş görmez, eğer birileri parmakları ile dokulara masaj veya basınç uygulamaya başlarsa bunlar biyoenerji veya benzeri bir enerji uygulaması değildir.

  • Hiç bir enerji uygulamasında bir hastadan fiziksel hareketler yapılması istenilmez, eğer birileri sizden zıplamanızı veya farklı hareketler yapmanızı isterse bununda biyoenerji veya benzeri uygulamalar ile alakalı olmadığını bilmelisiniz.

  • Enerjiler insanlar ile konuşmaz, eğer birisi ben bendeki enerji ile konuşuyorum diyorsa, o ondaki enerji ile değil o bir cin ile konuşmakta.

  • Hiç bir enerji uygulaması sizdeki rahatsızlıkları teker, teker sayamaz (nabza ve göze bakanlar), bunu yapanlar yine cinlerin gücünü kullanır.

  • Hiç bir enerji uygulaması insanların geçmişi hakkında bilgi veremez, bunu yapanlar bunu kendilerindeki enerji ile değil bunu cinlerin gücü ile yapar.