nühüm                                                                                                                                              
                           

sss- altıncı his varmı

Ülkemizde iki tür biyoenerji uzmanı bulunur; birinci tür anadolu insanın arasından çıkar. Bu uzmanlar İslam dinine, örf ve adetlerine inanır, cinlerin varlığını bilir ve gizli veya açıktan, bilerek veya bilmeyerek bunlardan faydalanır. Diğer türü beyaz Türk veya monşer sınıfı olarak adlandırdığımız sınıftan çıkar. Bunlar alternatif tıbbı, yani alternatif yaşamı bir farklılık, kendilerini toplumun diğerlerinden ayrıştıran bir unsur olarak görür. Doğal yaşam ile hava atmanın moda olduğunu, doğal yaşamın aydınlanmışlığın bir simgesi olduğunu sanar. Bu uzmanlar ne cinlerin varlığına inanır, ne de yaşadıkları ülkenin dinine, örf ve adetlerine. Bunlar daha çok uzak doğu dinlerine yönelik bir hayranlık besler, yoga gibi uzak doğu felsefelerini kutsar, ateizm inancına sempati duyar. İşte bu zihniyet doğaüstü bir olay ile karşılaştığında bunu kendilerine has bir güç, bir yetenek olarak algılar ve bunu 6.his veya üçüncü göz gibi kavramlar ile izah etmeye çalışır. Altıncı his varmı, bu nedir bu yazımızda bunları ele almaya çalışacağız, szilere hayırlı ve aydınlatıcı okumalar dileriz.

6.his Kalptir ama DİKKAT

Beynin çalışma fonksiyonunu anlayabilmeniz için bilgisayarları anlamalısınız. Bilgisayar ve beyin aynı sistem üzerine kuruludur. Örneğin, bilgisayar yoktan veri üretemez, insan beynide üretemez. Bilgisayara ne veri aktarılırsa anca onu etüt edebilir, insan beynide kendisine ne veri sunulursa anca onu etüt etmekle yetinir. Bilgisayarların veri aktarım noktaları; usb bellek, cd/dvd rom gibi arayüzler üzerinden gerçekleşir. İnsanoğlunun ise göz, kulak, koku, tat ve ciltten. Biz bunlara duyu organları deriz ve bunlardan tam beş tanesine sahibiz. Yaratılış sınırlarımız bunlar, beynin dış dünya ile temas sağladığı noktalar bunlardan ibaret. Bazı insanlar ama gözleri ile görmedikleri, kulakları ile duymadıkları ve diğer duyu organları ile hissetmedikleri bir konu hakkında başkalarına bilgi verir ve bu bilgiler genelde doğru çıkar; bu nasıl mümkün, o insanlarda iddia edildiği gibi altıncı bir hismi var?

Bir beyin ile bir bilgisayarın aynı sistem üzerine yaratıldığını söylemiştik ancak bir bilgisayar ile bir insan arasında bazı farklılıklar var, bunlardan birisi kalp. Kalp sadece bedenimizi kanla beslemek ile yetinmez kalp ayrıca maneviyatın kapısı, gayba açılan noktadır, yani metafizik veya gözlem dışı olarak adlandırdığımız boyut ile temasa girmemizi sağlayan yer. O noktaya hem Rahmani düşünce iner (ilham), hem cinler o noktadan insana fısıldar (vesvese). Eğer bir kişinin içine bir konu hakkında bir şey doğuyorsa ve o kişi bu konu hakkında kulağıyla hiçbir şey duymadı, gözleriyle hiçbir şey görmediyse, yani bilgilerin kaynağı beyine bağlı duyu organları değilse, o zaman içine doğan bu hislerin kaynağı kalp olur. İnsanların kalbine gayptan sürekli bilgi akar, örneğin; belirli bir konuya odaklanırsınız ve o an gökten kalbinize ilhamlar (çözümler) iner ve bunlar beyinde bir düşünce olarak yankı bulur. İnsan ile yaratıcısı arasındaki bu iletişim hattını cinlerde bilir ve bu noktadan insana fısıldar. Cinlerin bu fısıldamasıda kendi düşüncenizmiş gibi beyinde yankılanır. Rahmani boyuttan gelene ilham denilir, cinler âleminden gelen düşünceye ise vesvese. Olayın püf noktası şu; eğer birisinin maneviyatı sağlam ise içine doğan hislerin Rahmani olma ihtimali yüksek olur, onun kalp kapıları Rahmani boyuta açıktır ve oradan kendisine sürekli ilham gelir ama, eğer o kişinin yaşantısı bunu göstermiyorsa o zaman o bilgiler cinler âleminden gelir, kalp kapakları cinler âlemine açıktır. Şimdi kendinize şu soruyu sormalısınız; insanların falına bakan, insanların geleceği hakkında bilgi veren birisinin kalbine o bilgiler Allah katından gelirmi? Allahu Teala o tarz işler ile meşgul olanlara bilgi aktararak o eylemleri tasvip eder, devamını ve yayılımını teşvik edermi? Çok güzel yapıyorsunuz ben arkanızdayım, siz bu işlere devam edin ben size gayptan istediğiniz bilgileri aktarırım dermi? Tabiiki hayır, o yüzden altıncı hissim güçlü diyen insanların kalp kapıları cinler âlemine açık olur ve bu insanlara cinler musallattır, bunlar kendi duyu organları ile elde edemedikleri bilgileri, cinler sayesinde elde eder!