• sağlıklı yaşam için oruç seferberliğini başlatıyoruz
    • hastalıklar günahlarınızdan gelir, günahlarıda oruç yok eder. sağlıklı ve huzurlu bir yaşam için hep birlikte oruç tutalım. detayları için lütfen bizimle iletişime geçiniz...

sss- yeteneklerimin kaynağı kim

Sitemizi ziyaret eden ve yazılarımızı takip eden birçok okurumuz, zaman dilimi içinde bizler ile temasa geçer ve paylaşmak istedikleri konuları bizler ile paylaşır. İletişime geçen bir kesimin evde hastası bulunur ve bizden yardım ister, başka bir kesim eğitim almak ister, bir kesim bizi yazılarımız ve araştırmalarımızdan dolayı tebrik eder, bir kesimde kendilerinde biyoenerji olup olmadığını sorar. Bu yazımızda kendilerinde farklı yetenekler gören ve bu konu hakkında bizden yardım isteyenlerin sorularını ele alacağız. Yetenekleriniz size hasmı yoksa bunda cinlerin bir parmağı olabilirmi, bunu nasıl ayırt edebilirsiniz, bu yazımızda sizleri bu konuda aydınlatmaya çalışacağız. Konumuzun özeti ama şu olacak; kendi sınırlarınızı bilin, bilirseniz yaşadığınız olayın sizden kaynaklanıp kaynaklanmadığını rahat anlarsınız. İnsan bedeni neye muktedir, yaratılış sınırları nedir, bunu bilirseniz bunun dışında gerçekleşen olayların sizden kaynaklanmadığını rahat anlarsınız.

İnsan ölçü içinde yaratılmış, cinler bu sınırların dışında hareket eder

İnsan bedeni hareket eder ve ağır iş görebilir ama insan bedeni ne bir araba ile hız yarışına, ne de bir traktör ile güç gösterisine girebilir. İnsanoğlu çok ince dengeler ve sınırlar içinde yaratılmış, örneğin; insan bedeni 37 derecelik bir ısı derecesine sahip ve gün içinde bunda sadece 0.5 derece yukarıya ve aşağıya sapmalar yaşanır. Bizler bilinçli bir şekilde odaklanırsak (biyoenerji) ve bilinçsiz odaklanma olursa (hastalıklar) o zaman beden ısısı yükselir ama bu yükselmede belirli sınırlar içinde kalır, ısı derecemiz 2-3 derecelerden daha fazla yukarıya çıkmaz. Bazı okurlarımız elleri ile birine temas ettikleri an, hastada o dokunuşun acı verici bir ısı hissi olarak algılandığını bizlere anlatır, böyle bir şey mümkünmü? Mümkün değil; cildin ağrı reseptörleri ısıyı acı verici bir his olarak algılayabilmesi için o ısı 43 derecenin üstünde olması gerek, 37 dereceden 43 derecelerine kadarda sizin bedeniniz ısı üretemez, üretirse ölürsünüz. Yani hastaya acı verecek bir ısıyı siz elinizde oluşturamazsınız, o derecelere ulaşmak sizin doğal yapınıza, sınırlarınıza aykırı! Eğer elinizde hastaya acı verecek ısı derecesi oluşuyorsa o zaman elinizdeki bu ısının kaynağı siz değil bunun elinize konaklanan, sadece o bölgeye yoğunlaşan bir cin olduğunu bilmelisiniz.

İnsanın kendi enerjisi az hissedilir, cin’in enerjisi ise madde yoğunluğunda hissedilir

Bazılarınız kendilerine biyoenerji seansı yapılırken o enerjinin bedenin içine nasıl süzüldüğünü ve bir şeylerin bedenden nasıl çıktığını çok iyi hissedebildiklerinden bahseder. O enerji sanki maddeye dönüşmüş bir cisim kıvamında baştan veya vücudun başka bir yerinden bedene girdiği ve bir şeyleri sökercesine bedende süzüldüğü anlatılır. Siz bu tarz duyular yaşarsanız, lütfen o uzmandan uzak durun. Hissettiğiniz o duyuların kaynağı uzmanınızın enerjisi değil, bir cin. Kendi enerjisi ile tedavi eden bir uzman, hastalığın ağırlığına göre bir hastalığın tedavisi için genelde bir kaç haftadan, bir kaç aylık bir zamana ihtiyaç duyar. İnsanın kendi enerjisi damla, damla akar, hasta tarafından hissedilmesi bir kaç gün alabilir ve sabır işidir. Dokulara bir iyileşme süreci tanınır, yani ağrılarınızı bir anda değil, bir kaç gün sonra giderir. Cinleri kullanan uzmanları incelerseniz onlar kime dokunursa, o kişinin o anki sıkıntılarının anında giderildiğini görürsünüz. Cinlerin enerjisi hasta bölgeye damla şeklinde değil, bir şelale kıvamında iner ve hücrelerin doğal onarım süreçlerini dikkate almaz. Cinler bedenlerinize girdiği an iki şey yapar, birincisi hasta bölgede biriken elektromanyetik enerji yoğunluğunu o bölgeden uzaklaştırır. Elektromanyetik yoğunluklar uçları açık olan sinirleri uyarır, cinler o yoğunluğu o bölgeden uzaklaştırdığı an ağrılarınız anında yok olur. İkincisi cinler bir heykel traşçısı gibi bedeninizin doku parçacıklarını koparabilir, örneğin bedeninizin içinde bir uğur varsa onu söküp alabilirler. Tabii bu kötü huylu kanserler için kolay değil çünkü, kötü huylu kanser yayıldığı an şeker taneciklerin arasında tuzları ayıklamaya benzer, bu da cinleri bile aşar. Özeti, cinler sıkıntılarınıza anlık çözüm sunabilir ama, sorunlarınıza kalıcı çözüm arıyorsanız sabırlı olmalı, dokuların doğal sürecine saygı göstermek zorundasınız. Örneğin; bir çocuk 9 ayda anne rahminde gelişir, bir kas yırtığı 4-6 hafta arasında iyileşir. Cinler bu ilahi süreçleri kırabilecek güçte değil, onlar sadece ağrı kesici gibi size anlık çözüm sunar. Sıkıntılarınıza kalıcı çözüm arıyorsanız, sabırlı olmalısınız ve rahatsızlığınızın ağırlığına göre haftalarca veya aylarca tedavi görmeye hazır olmalısınız. Anlık rahatlama cindendir, kalıcı çözüm insandan!

Düşünce gücü ile insanlar değil cinler şifa dağıtır

Düşünce beyinde oluştuğu an belirli bir frekansta çevreye yayılır. İnsan ve cin bu frekansları algılayabilir. İnsanlar bu akımları kafaya cihaz bağlayarak algılar (örneğin; stephen hawking), cinler ise yaratıcının kendilerine sunduğu doğal yeteneklerden faydalanır. Cinler insan boyutuna müdahale etmek istiyorsa bizim boyutta geçerli bir şekil almaları gerek, bu da genelde enerji şekli olur çünkü katı bir şekil onları yeryüzünün tehlikelerine karşı, saldırılara karşı savunmasız bırakır. Enerji boyutu kendilerine sonsuz imkanlar sunar. Nasıl? Cinler bedenlerini elektromanyetik bir enerji şekline dönüştürdükleri zaman onlar o boyutta var olan her şeyi görür ve işitir, beyninize fısıldamak ve düşüncelerinizi dinlemek dâhil. Eğer bir cin size sahiplendiyse, düşünce bazında o sizinle iletişime geçer, size sürekli bilgi aktarır, siz bunun farkında olmaz hatta içinize doğan bu düşüncelerin kendinize ait olduğunu sanarsınız. Örneğin; beyninize gelecek hakkında bazı düşünceler doğar ve bir bakarsınız o olaylar aynen o şekilde vukuu bulur veya beyniniz ile birine odaklanır onun sıkıntısını gidermeye çalışırsınız ve bir bakarsınız o kişinin sıkıntısı gitmiş. Siz bu gücün kendinizde var olduğunu zanneder, kendinizi özel bir yaratık gibi görmeye başlarsınız, ama değilsiniz; siz sadece bir oyunun kurbanı, cinlerin bir kuklasısınız!

El sanatları pratikle gelişir, bir gecede bir günde gelen yetenek cinden gelir (el verme)

Biyoenerji bir el sanatıdır ve el sanatlarında usta olarak dünya’ya gelinmez, ustalık pratiği geliştirerek elde edilir. Siz nasıl bir gecede usta bir ressam, bir kuaför veya bir heykel traşçısı olamıyorsanız, siz bir gecede de biyoenerji uzmanı olamazsınız. Bazı insanların bir gecede uzman olduğu görülür, bu nasıl mümkün? Cinler bin yıl yaşar insan ise ortalama 80 yıl, bir cin bir insana bir ömür hizmet ettikten sonra, o kişi vefat etmeden veya emekliye ayrılmadan önce sahip olduğu cini başka bir insana devreder. Buna yani bir cinin bir insandan başka bir insana devredilmesine “el verme” denilir. Cinin yeni sahibi bir anda daha önce yapamadığı şeyleri yapmaya, bir gecede kendinde daha önce görülmeyen yetenekler sergilemeye başlar. Düne kadar elinde hiç bir yetenek olmayan bir gecede bazı yetenekleri sergiliyorsa, bu yeteneklerin kendinden değil, bir cinden geldiğini bilmelisiniz. Bir Müslüman çalışkan olmalı, helal kazanç peşinde koşmalı, kendi alın teri ile rızkını aramaya çalışmalı ama nerede, maalesef günümüzün Müslümanı kolay yoldan zengin olma, emek sarf etmeden bir şeyler elde etme, yan gelip yatarak para kazanmanın hesabı peşinde. Emek sarfetmeden, kısa yoldan para kazanma derdinde olanlarda her zaman cinlerin ilgisini çeker, cinlerin tuzağına düşer. Yolunu şaşan, Allahın ilkelerinden ayrılan insanlara cinler bulaşmak istediğinde Allahu Teala cinlerin önüne engel koymaz, tam aksini önünü açar. Neden? Emek sarf etmeden kazançlar elde etmek Allahın ilkelerine aykırı, kendi alın teri ile elde edilmeyen kazançlar insana hayır getirmez. Bu yönde niyetler beseleyenlere Allahu Teala; alın buyurun, yolunuz açık olsun der ve vakit geldiğinde onun hesabını sorar. Sayın okurlarımız çok çalışın, kendi emeğinizi ortaya koyun ve dürüst olun, kendi alın teriniz ile elde ettiğiniz başarıların tadına doyum olmaz ve mükâfatını misliye alırsınız.

Şifa gücü pratik uygulama ile gelir, şifa gücü doğuştan gelmez

İnsan bedenindeki enerji vücudunuzun kasları ve diğer doğal yapılarınız gibi kullandıkça gelişir ve güçlenir. Biyoenerji beyinden ellere akan bir güçtür, bu güç beyinde üretilir, bedenin enerji hatları tarafından ellere doğru taşınır ve avuçların içindeki gözeneklerden de dışa aktarılır. Beyin, enerjiyi taşıyan hatlar ve avuç içindeki gözenekler bunların hepsi zayıf ve pürüzlüdür, hem doğuştan böyledir hem hayatın sıkıntıları ve hastalıkları o bölgelere izlerini bırakır. Beyininize odaklanmayı öğretmeden, enerji hatlarınızı ve el içi enerji gözeneklerini yılların pratik uygulamaları ile pürüzsüz bir hale getirmeden siz şifa dağıtamazsınız. Eğer doğuştan yetenekliyim diyorsanız, doğuştan bir cinin size musallat olduğunu bilmelisiniz. 

Şifa gücü bir keşif değil, şifa çalışma ile elde edilen bir güçtür

Biyoenerjinin varlığını kendinizde keşfedebilirsiniz, yani bilinçaltında akan akımları bilince taşıyabilirsiniz ancak bununla şifa verebilmek bir keşif olmaz, şifa gücü kas gücünde olduğu gibi kullandıkça gelir, gelişir. Bizler sebepler dünyasında yaşıyoruz, bir şeyleri elde edebilmek için Allahu Teala usul ve kaideler koyar. Şifa vermek, insanın sıkıntılarını üzüntülerini gidermek anlamına gelir, şifa gücü bol sevap anlamına gelir, Allahta bunu öylesine hiç bir çaba göstermeden, yıllarca dürüst ve azimli çalışmadan kimseye vermez. Yıllardır bu alanda çalışmadan, emek sarf etmeden birileri “ben kendimdeki enerjiyi keşfettim” diyerek bir anda hastaları iyileştirmeye başlıyorsa, bunun ilahi düzene aykırı, bunda cinlerin parmağı olduğunu anında aklınıza getirmelisiniz.

Yetenekleriniz sizdenmi, cindenmi? Teşhisinizi birden fazla veriyi inceleyerek koyun

Teşhisler sadece bir veri doğrultusunda değil birden fazla veri doğrultusunda konulur. Sizde bir cinin olup olmadığını kesin bir bilgi ile tespit edebilmeniz için hayatınızın her bölümünden bilgi toparlamalısınız. Cinler size bulaştıysa onlar sadece hastalıklara el atmakla yetinmez, onlar hayatınızın başka alanlarınada müdahale eder. Rüyalarınızı inceleyin, ailenizde psikiyatrik hastalar varmı, sizde psikolojik değişimler görünüyormu, gün içinde beyninizde ne tür düşünceler doğuyor, insanlar hakkında tahminleriniz doğru çıkıyormu, rüyada gördükleriniz gerçekleşiyormu, daha önceden cinler âlemine merakınız oldumu? Bu tür soruları kendinize sorun ve hayatınızın farklı bölümlerini mercek altına alın, sağlıklı bir teşhise anca bu şekilde kavuşursunuz!