• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

şeytana neden insana musallat olma izni verildi?


Hayatta kendimize sorduğumuz sorulardan biriside şeytanın varlığı, Allah neden şeytana insana musallat olabilme imkanını verdi? Bir çok insan kendisine bu soruyu sorar ve buna anlam veremez, Allah neden kötülüğü var etti, iyi olan Allah nasıl böyle birşeye müsade eder der ve isyana ve inançsızlığa sürüklenir. Umarız bizim bu soruya bulduğumuz cevaplar sizi yeterince tatmin eder ve umarız Allaha olan inancınız ve bağınız bu cevaplar ile sağlamlaşır.


Şeytan nedir?

Şeytan adında bir varlık yaratılmadı, bilmeniz gereken ilk husus bu. Şeytan ismi bir lakap, Allah karşıtı eylemler içinde bulunanlara Allah tarafından takılan bir lakap. Bu lakabı Allah kime takmış; hz adem ve hava ile birlikte cennetten kovulan iblis adındaki cin ve onun soyuna ve onunla iş tutan ademoğullarına takmış. İnsan ve cinlerden kim Allahın düzenini bozmak için uğraşıyorsa onlara şeytan denir. Şeytan olmanın kuralı, yaptığınız kötülüğün ucunda Allah ve onun yeryüzündeki düzeni olması.
Neden insan ve cinlerin kötülük yapmasına izin verilmiş? En basit nedeni; hür irade. Bazı insan ve cinler iyilik yapmayı takdir ediyor bazılarıda kötülük, yani birilerin kötülük yapmasını Allaha bağlamayın, bunu o kişilerin hür iradesine bağlayın. Ben özgürüm ve istediğimi yaparım, benim bedenim benim kararım diyorsunuz ya; yeryüzünde yapılanlarıda Allaha değil bu özgürlük anlayışına bağlayınız. Madem özgürlüğü savunuyorsunuz ve tadını çıkarıyorsunuz, o zaman özgürlüğün kötü taraflarınıda yutacaksınız. Gelelim konumuza; insanlar kendi özgür iradeleri ile iyilikte yapabilir kötülükte ve biz bunu anlayabiliyoruz, diğer boyutta yaşayan cinlerin ama bizim boyuta geçip bizi kötülüğe sürüklemesi, Allah neden buna izin veriyor. Diğer boyut ile bizim boyut arasındaki geçişkenlik neden?

Not:
Şeytana neden insanın hayatına müdahale etme yetkisi verilmiş sorusuna cevap ararken, biz bununla iblis soyundan gelen cin şeytanlarını kastediyoruz. İnsan kötülük yapar çünkü bu dünyada yaşıyor, cinler ise bu dünyada yaşamıyor, onlara neden bizim dünyamıza müdahale etme yetkisi verilmiş, yazımızın konusu bu. Tabiki, Allah izin veriyorsa yani işin ucunda Allah varsa bunun altında mutlaka güzel hikmetler var. Allahu Teala hiç ademoğlun aleyhine bir iş yaparmı; yapmaz. Allah neden buna izin vermiş, onuda size bu yazı vesilesiyle aktaralım inşallah. Bu bilgileri iblis bile bilmiyor, umarız bu bilgileri iyi analiz edersiniz. Hani meleklerin hocası konumuna kadar yükselen iblis varya, şeytanların babası, onun bile bu anlatacaklarımdan haberi ve bilgisi yok. O bile bilmiyor, neden Allahu Tealanın ona ahirete kadar yaşama izni tanıdığını neden insanlara bulaşmasına izin verdiğini; "İblîs dedi ki: "Bundan böyle benim sapmama izin vermene karşılık, ant içerim ki, ben de onları saptırmak için senin doğru yolunun üstüne oturacağım. Sonra elbette onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından, sollarından sokulacağım ve sen onların çoklarını şükredenlerden bulmayacaksın. Allah buyurdu: "Haydi, yerilmiş ve kovulmuş olarak oradan çık! Andolsun ki, onlardan kim sana uyarsa, sizin hepinizi cehenneme dolduracağım!" (Araf Süresi; 16-18).


Şeytanlara neden insana musallat olma izni verilmiş?

Allahu Teala haz ademi yeryüzüne indirdi, hz ademle birlikte cin soyundan gelen ibliside. Yeryüzü yaşantımızda nefsimiz bizi hayata bağlanmamızı sağlıyorsa, iblis ve soyun amacı ne? Bunu iblise ve soyuna sorsanız, onların cevabı bizleri cehenneme kadar kovmak olur. Bir komşu düşünün o komşu sizi bir mahalleden kovdurtuyor, siz başka bir şehire taşınıyorsunuz, oraya kadarda sizi takip edip oradanda kovudurtmaya çalışıyor. Şeytan işte bu.
İnatçı iblis bizi cennet mekanımızdan kovdurttu, yeryüzünde de peşimizi bırakmıyor, buradanda bizi kovdurmak istiyor. Buradanda kovulursak gideceğimiz tek yer kalıyor o da cehennem. İblise ve soyuna sorarsanız, şeytanın amacı bizi yeryüzündende kovdurtmak. İblis ve soyu neden var, bu soruyu bir de Rabbimize soralım, biz biliyoruzki Allahu Teala ademoğlun aleyhine iş tutmaz. Allahu Teala iblis ve soyunu yeryüzüne indirerek ne murad etti?Bu soruya biraz kafa yorduğumuzda neler murad ettiğini anlayabiliyoruz. Bunu dört ana başlıkta ayıracağız; kıssas hakkı, Allahın hakkı, insanın hakkı ve yaşamın hakkı. Bunları bilhassa iblisin çok iyi okumasını tavsiye ederiz, neden yeryüzüne indi bilsin.

1. Kıssas hakkı

İslam dinini bilenler veya yazılarımızı okuyanlar, Allahın düzeni kıssas üzerine kurulu olduğunu bilir. Ne yapıyorsanız, ne bir gram fazla ne de az, o size geri döner. "Bir kötülüğün karşılığı onun aynısı bir kötülüktür..." (Şura Süresi; 40). Ne kötülüğü yapıyorsanız, aynısı size yaşatılıyor ve bu kıssastanda kaçma şansınız yok. Ne bu dünyada ne de ahiret hayatında. Nedenmi
İblisin soyuna, ademoğullarına musallat olabilme imkanı sunuldu, ademin iblisten kıssas alabilmesi için. Eğer cennetten kovulduktan sonrası iblis kendi boyutuna bizde kendi boyutumuza atılmış olsaydık, gökte maruz kaldığımız haksızlığın kıssasını yeryüzünde alma şansımız olmayacaktı. Hz. ademe ne kötülüğü yapıldı, hangi konuda ademoğullarına kıssas hakkı doğdu; "Ey Âdem oğulları! Şeytan, ana-babanızı, ayıp yerlerini kendilerine göstermek için elbiselerini soyarak cennetten çıkardığı gibi sizi de aldatmasın. Çünkü o ve yandaşları, sizin onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler..." (Araf Süresi; 27). İblis iki şeye sebep oldu, birisi hz adem ve havanın üzerindeki örtünün kalkmasına sebep oldu. Ayıp yerlerini açığa çıkarttı. İkincisi yurtlarından yani cennetten kovdurttu. Bu iki konuda da bize kıssas hakkı doğmuş oldu. Bizede iblis ve soyu üzerindeki perdeyi kaldırma yani onları gizlendikleri boyuttan açığa çıkarma ve onları yeryüzünden kovma hakkı doğdu. Kıssasa kıssas. Eğer bu hakkı ve imkanı Allah, hz ademe ve soyuna tanımamış olsaydı o zaman bir adaletsiz doğmuş olurdu. İlahi düzende de adaletsizliğe yer yok, yani kıssas hakkı bize doğacak ve bir gün o kıssas alınacak. Onlar nasıl bizim örtümüzü kaldırdıysa bizde onların örtüsünü kaldıracağız. Onlar nasıl gökten kovmamıza sebep olduysa, bizde onların yeryüzünden kovulmasına vesile olacağız. Nasılmı? Teknoloji ile. Şeytanlar elektromanyetik boyutun belirli frekans aralarında gezinir, gözlerimizin perdeli olduğu boyutlarında. Biz ama gözlerimizin perdeli olduğu o boyutları teknoloji ile görünür hale getirebiliriz. Bi' nevi şeytanların gizlilik örtüsünü kaldırabiliriz. İblisin gökte bizim örtümüzü kaldırdığı gibi. Hangi boyutlarda şeytan gezinir? Morötesinde. Morötesi boyutları görüntüleyen teknoloji geliştirirsek insanların arasında dolaşan, bizi gizlice gözetleyen tüm şeytan ve cinleri görünür hale getirebiliriz. Gizlendikleri örtüyü kaldırırız. Bu arada, hiç merak ettinizmi neden satanik kultlar mor rengi kullanır veya lgbt ve morçatı gibi sapkınlar more rengini kullanır, bunun nedeni şeytanların morötesi boyutta hareket ettiğinden. Teknoloji ile biz şeytanları görebilir, hatta onları zincirlere bağlayıp onlara eziyet edebiliriz. Bunun en güzel örneği süleyman as. "Ve daha diğerlerini de (şeytanlar) zincirlerde bağlı olarak (onun emrine verdik)" (Sad Süresi; 38). Nedenmi iblise ve soyuna insana bulaşma izini verildi, ademe kıssas hakkı tanımak için. İblis ve soyu bunu bilmiyor olabilir, fakat vakit gelecek devran dönecek ve onlardan kıssas alınacak. Bundanda kaçma şansları yok. Ne zaman olacak bu, kimbilir belki yarın belki yarındanda yakın. Mutlaka bir babayiğit çıkacak ve bu teknolojiye önderlik yapacak.

 2. Allahın hakkı

Allah iblisi ve soyunu yeryüzüne indirerek başka nemi murad etti; Allahu Teala insanı yarattığında ne melekler ne de iblis buna anlam verebildi. Onlar bizi yetersiz ve kusurlu gördü.
Allah ama siz bilmezsiniz ben bilirim dedi ve insanı övdü. Allah bizi överken biz ne yaptık, iblis ve meleklerin hakkımızdaki zannını haklı çıkardık, halt işledik ve cennetten kovulduk. Allah bizi övmekle hatamı işledi? Tabiki haşa, Allah hiç yanılırmı. İblis insana sataştı, Allahın öve öve bitiremediği insana sataştı ve bizi cenneten kovdurttu. Şimdi, konu burada kapanırsa Allah haşa haksız, melek ve cinlerin hakkımızda yürüttükleri o zanlarda doğru çıkmış olacak. Allah haksız çıkmayacağına göre, benim bildiğimi siz bilemezsiniz dediğine göre, demek bu iş gökte bitmeyeceği baştan belliydi. Öyle veya böyle insan bu maçı kazanıncaya kadar yani Allah haklı çıkıncaya kadar devam edecek. Şeytan bizi mekanımızdan kovdurttu, bizde bakalım onu buradan kovdurtabilecekmiyiz. Bu maçın sonunu Allah biliyor, yer ve gökteki canlılar ama değil. Herkes bu maçın sonunda kim galip çıkacak bunu sabırsızlıkla bekliyor. Maçın ilk yarısını, gökte olan kısmını biz kaybettik, melek ve şeytanların hakkımızdaki zannını haklı çıkardık. Şuan maçın ikinci yarısını oynuyoruz, nasıl götürüyoruz şuana kadar maçı; gökte olduğu gibi burada da fena çuvallıyoruz. Yeryüzünde de fena dayak yiyor maçı mağlup götürüyoruz. Fakat Allah henüz son kozlarını oynamış değil, son kozlarıyla birlikte (hz mehdi) bu maçın galibi insan olacak. Biz nasıl gökten kovulduysak şeytanda yeryüzünden kovulacak ve bunuda insan yapacak. Şeytan nedenmi yeryüzünde, Allahı haklı çıkarmak için. Bizim yetersiz olmadığımızı Allahu Teala, meleklere ve tüm aleme göstermesi gerekiyordu, ne yaptı; insana bir rakip üretti (şeytan). Bir kişinin yeterli ve üstün olduğunu başkalarına nasıl gösterir nasıl kanıtlarsınız, rekabet ortamında kanıtlarsınız. Allahta cennette belirli hadiseler yaşatarak insana bir rakip oluşturdu. Sonrası bu ikisini yeryüzüne saldı ve oyun başlasın dedi. Bir tarafta meleklerin hocalığını yapmış bir cin diğer tarafta insan. Yani bir tarafta cinlerin gücü ve meleklerin bilgeliği diğer tarafta insan. Allahu Teala bu oyunda parasını insana yatırdı. Şeytan ne içinmi var edildi; insan yaratılmaya değer bir varlıkmıydı değilmiydi, meleklere ve tüm aleme bu gösterilmesi gerekiyordu. "Hani, Rabbin meleklere, “Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım” demişti. Onlar, “Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa biz sana hamdederek daima seni tesbih ve takdis ediyoruz.” demişler. Allah da, “Ben sizin bilmediğinizi bilirim” demişti" (Bakara Süresi; 30). Neydi Allahın bildiği ama meleklerin bilmediği, işte bu sorunun cevabı henüz verilmedi, tüm alem bu sorunun cevabını bekliyor. Bu sorunun cevabını Allah tüm aleme göstermek içinde, şeytanı bizlere rakip olsun diye var etti ve bizle birlikte yeryüzüne indirdi.

3. İnsanın hakkı

Geçmişte birisi benim atama büyük bir kötülük yapmış olsaydı, ben keşke orada olsaydım keşke ona yapılan yanlışın bedelini sorabilseydim derdim. Siz dermiydiniz? Derdiniz veya demezdiniz, Allah insana ikinci bir şans verelim demiş ve cennette başlatılan kavganın yeryüzünde devam etmesini istemiş. Gökten o acı verici kovulmanın, bizi yeryüzü hayatına mahkum kılan o kovulmanın rövanşını almak için, bizlere şeytan ile tekrar yüzleşme şansını vermiş. Ne için şeytanlar var, belki aranızda cennetten kovulmanın şeytandan hesabını sormak isteyenler vardır, işte Allah bunlara o rövanş hakkını tanımış. Bir maçı feci şekilde ama haksız bir şekilde kaybettiğinizi düşünün, bir rövanş istemezmiydiniz? İsterdiniz. İşte yeryüzünde şeytan ile tekrar buluşturulmamızın bir nedeni bu, bize yaşatılan mağduriyetin öçünü almak. Aranızda bazıları ben rövanş istemem diyebilir, bu arkadaşlar kusura bakmasın ama bu müsabakadan kaçış yok. İsteseniz istemesenizde doğduğunuz an yedek kulübesine atılıyorsunuz, jjup diye gökten oraya indiriliyorsunuz. Buluğ çağına girdiğiniz anda da sahaya sürülüyorsunuz. Olimpiyatlardaki spor dalları gibi, hem birebir şeytanla mücadele etmek zorundasınız hem topluluk olarak. Müsabakınızı kazanırsanız bir üst lige çıkıyorsunuz (cennet), kaybederseniz küme düşüyorsunuz (cehennem). İnsan zaten küme düştü, cennetten yeryüzüne. Buradan da küme düşersek gideceğimiz tek bir yer kaldı, orasıda cehennem. O yüzden lütfen işi sıkı tutalım ve rövanşı şeytandan alalım. Atalarımıza verdiği zararın acısını ondan doyasıya çıkaralım. Bizler şahsen bu duygulara sahibiz, öç alma duygusu ile yanıyoruz, umarız bu konuda yalnızda değilizdir. Bize bu rövanş hakkını tanıyan Rabbimizede hamd ediyoruz.

Not: oyunu oynamak istiyormuyum bunu kimse bana sormadı ama,
bu haksızlık değilmi diyorsanız, yanılıyorsunuz; size soruldu ve sizde bunu seve seve kabul ettiniz. Kabul ettiğiniz içinde şuan yeryüzündesiniz; “Bir de Rabbin, Âdemoğullarından, bellerindeki zürriyetlerini alıp da onları kendi nefislerine şahit tutarak: Ben sizin Rabbiniz değil miyim?" dediği vakit, "pekâlâ Rabbimizsin, şahidiz" dediler. (Bunu) kıyamet günü "Bizim bundan haberimiz yoktu." demeyesiniz diye (yapmıştık)” (Araf Süresi; 172). Allahu Teala tüm nefisleri yarattı sonrası onlara oyunun kurallarını anlattı, yeryüzünde neler ile karşılaşacaklarını anlattı sonrası bu müsabakaya varmısınız diye sordu. Kabul edenleri vakitleri geldiğinde oyuna sürdü, etmeyenleride geldikleri yere geri gönderdi, yokluk. Tüm nefislerin toplanıp bilgilendirilmesinin amacı, yeryüzüne indirildiğinizde ben bu hayatı istemiyordum, neden doğdum demeyesiniz diye yapıldı. Bu bilgilendirilmeyede Allah nefsinizi bizzat şahit tuttu. Nefisler yeryüzüne indirilmeden öncesi bir araya getirildi ve onlara bir izah yapıldı. Hayatın amacı ne, başarılı olurlarsa ödül ne, başarısız olurlarsa ceza ne, bunlar detaylı bir şekilde anlatıldı. Cehennem kendilerine gösterildi, ateş kendilerine tattırıldıktan sonrada kimse korkudan yeryüzüne inmek istemedi. Sonrası cennet gösterildi, cennet nimetlerinden kendilerine tattırıldığında da bu sefer herkes yeryüzüne inip ödülü kazanmak istedi. Şimdi ise mızmızlık yapıyorsunuz. Mızmızlık için artık çok geç. Bir mücadele bir emek vermedende herhalde ödüle konmayı, öylesine cennete girmeyi düşünmüyordunuz. Ben hatırlamıyorum ama, öyle bir antlaşma yaptığımı diyorsanız; Allah bu konuda da sizi bilgilendirdi, yeryüzüne indiğinizde bu konuşmayı hatırlamayacağınızı size söyledi. Sizde bunun üzerine kısa bir tereddüt yaşadınız, çünkü cehennemde size gösterilmişti yani başarısız olursanız nereye gideceğinizde size gösterilmişti. Panik içinde ama Rabbim biz seni hatırlayamazsak, göğü hatırlayamazsak o zaman biz yeryüzünde kayboluruz dediniz. Allahta bunun üzerine merak etmeyin, ben elçilerimle ve kitaplarımla sizi bilgilendireceğim, üzerinizde yönlendirici olacağım dedi. Sizi uyarmadan size azap etmeyeceğim dedi; "...Biz peygamber göndermedikçe kimseye azabetmeyiz" (İsra Süresi; 15). Size bir elçi göndermeden sizi helak etmeyeceğim dedi; "Rabbin, toplumların merkezine, kendilerine ayetlerimizi okuyan bir elçi göndermedikçe onları yok etmez. Biz, halkı zalim olmayan toplumları asla yok etmeyiz" (Kasas Süresi; 59). Allahtan bu garantileri alıncada siz derin bir ohh çektiniz ve rahatladınız, bu çantada keklik, cennete girmek bu kadar kolay olduğunu bilmiyorduk dediniz ve hepiniz arka arkaya benide indir benide indir yeryüzüne dediniz. Şimdi ne oldu? Allah kitabını ve elçilerini size indirdi, herşey gözünüzün önünde, şimdi neden redde oynuyorsunuz?

Neden redde oynadığınız size söyleyelim;
Allah, sizinle birlikte elçilerimide indireceğim dediğinde, siz o gün göğe baktınız ve melekler ile çevrelendiğinizi gördünüz, elçi ile Allahın bunları kastettiğini sandınız, biz yeryüzüne indiğimizde bunlarda bizimle inecekse sorun yok dediniz, yani o gün zan yaptınız. Şimdide melekler görmeyince, melekler yerine sizin gibi insanların, hatta zenginlik ve makam bakımından kendinizden düşük sınıf birilerin çıkıp kendilerini Allah elçisi ilan ettiğini görünce, nefsiniz bunu kabullenmedi. "Onlar şöyle cevap verdiler: Sana düşük seviyeli kimseler tâbi olup dururken, biz sana iman eder miyiz hiç! (Şuara Süresi; 111). Kendilerine âyetlerimiz ayan beyan okunduğu zaman inkâr edenler, iman edenlere: İki topluluktan hangisinin (hangimizin) mevki ve makamı daha iyi, meclis ve topluluğu daha güzeldir? Dediler” (Meryem Süresi; 73. Ayeti Kerimesi). Sonrada bilinçaltınıza yerleşmiş gökte gördüğünüz melekler aklınıza geldi, melek görme arzusunu dışa vurdunuz; "Eğer doğruyu söylüyor isen, bizlere melekleri getirmeli değil miydin?" (Hicr Sresi; 7)"Dediler ki: "Bu nasıl bir rasul ki, yiyor-içiyor, çarşı-pazar dolaşıyor. Ona bir melek indirilseydi de onunla birlikte uyarıcı olsaydı ya!..." (Furkan Süresi; 7). "Bize kavuşmayı ummayanlar, dediler ki: "Bize meleklerin indirilmesi ya da Rabbimiz'i görmemiz gerekmez miydi?" Andolsun, onlar kendi nefislerinde büyüklüğe kapıldılar ve büyük bir azgınlıkla baş kaldırdılar" (Furkan Süresi; 21). "Bunun üzerine, kavminden inkara sapmış önde gelenler dediler ki: "Bu, sizin gibi bir beşerden başka bir şey değildir. Size karşı üstünlük kurmak istiyor. Eğer Allah elçi göndermek isteseydi mutlaka melekler indirirdi. Hem biz geçmiş atalarımızdan da bunu işitmiş değiliz" (Mü'minun Süresi; 24). İnkarcıların bu reddi üzerine, elçi olarak bir melek beklemesi üzerinede Allah şu Ayetleri indirdi; "De ki: "Eğer yeryüzünün sakinleri melekler olsaydı, elbette onlara gökten rasul olarak bir melek gönderirdik" (İsra Süresi; 95). "Eğer (istedikleri gibi) onlara melekleri indirseydik, ölüler de onlarla konuşsaydı ve her şeyi toplayıp karşılarına getirseydik, Allah dilemedikçe yine de inanacak değillerdi; fakat çokları bunu bilmezler" (En'am Süresi; 111)


4. Hayatın hakkı- zirvemize ulaşmamızı sağlayan unsur

Değerli dostlar; rızkımızı aramamıza iten bizi evden çıkaran güç nefis ise şeytanda bizi rekabete iten güç. Nefis evden dışarıya çıkmamızı, şeytan ise dışarıya çıktığımızda mücadele vermemizi sağlıyor. Farkı anladınızmı? Nefis bizi hayata bağlıyor, şeytan ise hayatı bir kumar alanına bir oyun alanına çeviriyor. Hayat felsefenize göre buna yemeğin tuzuda diyebilirsiniz, hayata renk katıyorda diyebilirsiniz.
Öyle veya böyle şeytanların varlığı ile hayatınız monotom olmaktan çıkıyor. Örneğin; her mahallede futbol oynanır. Bunu nefis olarak düşünün. Bu oyunu ama organize ettiğinizde, farklı mahallelerde takımlar oluşturduğunuzda ve bu takımları bir lig altında toplayıp oyunu puana ve rekabete dönüştürdüğünüzde buna şeytan diyoruz. Nefis evden çıkıp asgari ihtiyaçlarımızı karşılamamızı sağlıyor, şeytan ise dünyayı rakiplere ayırarak hayata bir renk bir heyecan katıyor. Kazanılan puanlarada sevap veya günah diyoruz. Nefsi ne olarak tanımlamıştık, su değirmenin (hayat) dönmesini sağlayan nehir olarak tanımlamıştık. Şeytanda bu nehirin taziğini oluşturan güç. Bir su değirmenin dönmesi için bir nehirin olması yetmiyor, o nehir aynı zamanda belirli bir akış gücünede sahip olması gerek. Bu akış gücünüde şeytan sağlıyor. En basiti ecelden beri iyi ve kötü arasındaki mücadele. Rekabet daha fazla çalışmamızı bu dünyaya daha çok bağlanmamızı daha çok benimsememizi sağladı. Bu oyuna ödül (cennet) ve şampiyonluklar getirdi (huzur dönemleri). Şeytan olmasaydı hayat nasıl olurdu diyorsanız; farklılıkların olmadığı, ateşli duyguların olmadığı, asgari ihtiyaçlarımızı karşılama dışında bir damla ötesini geçmediğimiz bir dünya düşünün, şeytan olmasaydı dünya öylesine monotom bir yer olurdu. Kendimize sürekli neden yaşıyoruz, yeryüzündeki yaşamın amacı nedir sorusunu sorardık.

Kıyamet ne zamanmı kopacak?

İnsan şeytandan kıssası aldığında. Allah meleklere ve tüm aleme haklılığını ispat ettiğinde. Şeytan yeryüzünden kovulup hayat monotom bir hale dönüştüğünde, işte o zaman kıyamet kopacak. Siz bilmezsiniz ben bilirim cümlesi ile Allahın gökte başlattığı maç, şeytanın mağlubiyeti ile tamamlandığında, bizim üstünlüğümüz tüm aleme kanıtlandığında o zaman Allah maçı bitirecek, son düdük (Sur) üflenecek. Ne kadar ilginç değilmi, bu zamana kadar İslam alemi size şeytanın yeryüzü imtihanın bir parçası olduğunu söyledi, biz ise size şeytansız bir yeryüzünden bahsediyoruz. Gördüğünüz gibi, herşey bakış açınıza ve inancınıza bağlı. Ayetleri ve Allahın düzenini nasıl yorumladığınıza bağlı. Eğer şeytanı yeryüzü yaşamın bir parçası olarak görürseniz bundan farklı inançlar türer, örneğin şeytana boyun eğer ve onun varlığını kabul edersiniz. Eğer ama şeytanı yeryüzünü işgal eden bir düşman gücü olarak görürseniz o zaman ona savaş açar, eviniz olan yeryüzünü işgalden kurtarmaya çalışırsınız. Müslümanların en büyük yanılgısı, şeytana insana musallat olma izni verildiğinde müslümanlar bunu Allahın bir emriymiş gibi algıladılar ve buna karşı bir direnç geliştirmediler. Bu bir imtihan, biz kötülüğe direnirsek cennete gireceğiz deyip şeytanın varlığını meşrulaştırdılar. Halbuki Allahın bizden beklediği şeytanın vesvesesine direnmek değil, onu yeryüzünden kovmak. Biz bu yanlış algı ve inançları kıracağız ve yeryüzü yurdumuzu şeytanların işgalinden kurtaracağız inşallah. Küresel çete ile başlayıp tüm şeytanları yeryüzünden kovup yeryüzünü özgürleştireceğiz inşallah. Unutmayınız; Allah şeytana yeryüzüne müdahale etme iznini vermiş, ama ademoğullarınada buna kayıtsız kalın dememiş. Tam aksi cennetten bizi kovdurtan bir varlığa karşı öç ve intikam duyguları beslememizi istemiş. Kıssas almamızı istemiş. Neden cinlere üstünüz bunu tüm aleme göstermemizi istemiş. Bunlar gerçekleşmedende kıyamet kopmayacak bilginize.