• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

İslam- gölgenin bilimsel açıklaması


Kur'an-ı Kerimdeki bir gizemi daha sizler için çözümledik, umarız bu yazı sonrası Kur'an-ı Kerim hakkında kullanılan mucize kavramın öylesine kullanılmadığını daha iyi anlarsınız. İslam dinin nasıl bilimsel içerik taşıdığını, Kur'an-ı Kerimin nasıl teknolojinin altyapısını ve tüyolarını içerdiğini görür ve İslam dinine çok daha farklı bir göz ve muhabbetle yaklaşırsınız. Sizlere hayırlı ve aydınlatıcı okumalar dileriz.

Gölge ile ilgili Ayet
"Rabbinin gölgeyi nasıl uzattığını görmez misin? İsteseydi onu durdururdu. Sonra Biz güneşi, ona delil kılıp yavaş yavaş kendimize çekmişizdir" (Furkan Süresi; 45-46).

Gölge hangi teknolojinin tüyosunu içeriyor?
Kamera.

Gölge nedir?
O anki eyleminizin negatif filmi.

Ne için?
Eylemlerinizi kayıt altına almak için.

Neden?
Mahşer günü delil olarak önünüze koymak için.

Nerede kayıt altına alınıyor?
Gökte. Allah bir uydu yayını gibi eylemlerinizin negatfini kendisine doğru aktarıyor.


Özetlersek
Gölge ile ilgili Ayet "delil" diyor, kendimize doğru uzattık diyor, güneş diyor, gölgenin kendisine baktığımız zamanda karanlık bir iz görüyoruz. Bunlarda bizlere günümüzde hangi teknolojiyi anımsatıyor; kamera sistemini. Digital kameralar öncesi kameranın içine bir negatif film konulurdu ve bununla görüntü alınırdı. Lensler o anki görüntüyü kameranın içine yönlendiriyor, negatif filmde o görüntüyü hapsediyor ve anlık bir görüntü olarak bize sunuyordu. Ne için bizler bunu yapardık? Bir anı kayıt altına almak için. İşte değerli dostlar, sizin bugün yaptıklarınızı bu Ayet bundan 1500 yıl öncesi bize anlatmış. Muhteşem değilmi. Tabiki bir de o kadar üzücü. Kamera sisteminin altyapısı 1500 yıldır duvarımızda asılı, o sistemi biz değilde kafirlerin icat etmiş olması çok üzücü. Altından zor kalkılacak bir vebal. Biz şahsen sabah akşam çocuklara zikir çektiren, ezber yaptıran tarikatların cemaatlerin yerinde olmak istemezdik. Çocuklarımızın beyinlerini zikirlerle ezberle uyuşturdular, Kur'an-ı Kerimi anlayarak okumalarına Kur'an-ı Kerimden ilham almalarına engel oldular. Sonuç; İslam alemin içinde bulunduğu hali görüyorsunuz, içler acısı bir durum.

Allahu Teala kullarını yaratmış, sağ ve sol omuzuna yazıcı melekler yerleştirmiş, önüne ve arkasınada şahit melekler. Hayatımızın her anında toplam 4 melek bizimle birlikte. Fakat Allah bununla yetinmemiş kullarımın tüm eylemlerini bir de görsel boyutta kayıt altına alayım demiş. Mahşer günü benim adaletim benim objektif duruşum sorgulanmasın, herkes kendi kayıtı ile gelsin demiş ve yeryüzüne bir de görsel kayıt düzeneği yerleştirmiş. Bu kayıt düzeneğinde de ışık rol alıyor. Dijital kamera önceki dönemi düşünün, bir ışığın negatif bir filme temas edip görüntü alması, işte günümüzün bu görüntü alma sistemi ilahi kayıt sistemine dayanır. Güneş ışığı size temas ediyor, o anki eyleminizin bir negatifini oluşturuyor (gölge), bunuda Allah bir uydu yayını gibi göğe çekiyor (Ayette- yavaş yavaş kendimize çemişizdir). Allahu Teala eylemlerinize delil olsun diye yaptığınız herşeyi kayıt altına alıyor. Işıkta hem bu kayıtın oluşumunda rol alıyor hem göğe çekilişinde. Ne muhteşem değilmi. Gerçekten ama gerçekten çok  muhteşem bir dine sahibiz. Bilim insanı olarakta buna yakınen şahit oluyor, bu şahitliğimizide sizinle paylaşıyor paylaşmaktan mutluluk duyuyoruz.
Dininizle gurur duyun. İslam gerici değil, teknolojilerin ve gelişimin bizzat sahibi ve öncüsüdür.