• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
bilinmeyenler ve bilinmesi gerekenler...        

"Şimdilik bırak onları kendi hallerine, yiyip içsinler, avunsunlar, boş ümitleri onları oyalayadursun.
Yakında gerçeği öğrenecekler." (Hicr Süresi; 3) -19.09.2021  




hz. Mehdi


-05.05.2021
Değerli dostlar; bir çok yazımızı websitemize ekliyor bir müddet sonrada kaldırıyoruz, çünkü bilgi yoğunluğu olsun istemiyoruz. Az konu olsunki konuları içselleştirmenize fırsat olsun. Allahta bu şekilde hareket ediyor. Örneğin; Kur'an-ı Kerim neden tane tane indirildi, neden bir Kitap olarak indirilmedi, çünkü Allah bir anda tüm bilgileri indirip bir çok Ayetin o bilgi yoğunluğun içinde kaynayıp gitsin istememiş. Konuları içselleştirilmemiz için Ayetleri tane tane indirmiş. "Yine o inkâr edenler dediler ki: "O Kur'ân ona, hepsi birden indirilseydi ya"! Biz onu senin kalbine iyice yerleştirmek için böyle (parça parça indirdik) ve onu tane tane (ayırarak) okuduk" (Furkan Süresi; 32).
Bizim rehberimiz kim? Allah. Dolayısıyla bizde günlük işlerimizde Allahı örnek almalıyız. Biz örnek alıyor ve yazılarımızın tümünü bir anda websitemize eklemiyoruz. Hz Mehdi ile ilgili yazıyıda zamanında gerekli görmüştük, kaleme alıp websitemize eklemiştik, başka konulara ağırlık vermeye başlayıncada yayından kaldırmıştık. Ruhu'l kudüsle ilgili yazı kaleme alınca ama, bir çok okurumuzdan hz Mehdi ile ilgili çok soru geldi. Konu tekrar gündeme geldiği için yazıyı tekrar yayınlıyoruz, sizlere hayrlı ve aydınlatıcı okumalar dileriz...

-23.12.2016
Son dönemlerdeki gelişmelerden dolayı bizlere hz. Mehdi hakkında çok soru geldi. Ahir zaman döneminde yaşıyoruz ve sınırlarımıza dünyanın orduları yığıldı. Öyle gözükiyorki öyle veya böyle büyük bir savaş kaçınılmaz. Hz. Mehdi gibi bir figür bu savaşta gelip Müslümanlara, Türkiye yardım edecekmi? Hz. Mehdi gibi bir figür İslamda varmı? Konunun fazla derinliğine girmeden, bu yazımızda sizlere mehdilik hakkında genel bir fikir elde edebileceğiniz kadar bir kaç bilgi aktarmak istiyoruz. Konuya girmeden hakkımızda şunu bilmenizde yarar var; her yere burnunu sokan her konuyu kaleme alan her yere laf yetiştirmeye çalışan tiplerden değiliz. İslamın temel değerleri vardır, bunlara yönelik bir saldırı olursa ve harekete geçmesi gerekenler geçmiyorsa, biz harekete geçiyoruz. Amacımız İslamın sahipsiz olmadığını göstermek. Örneğin; eğer birileri İslamın bir değerine veya bir yasasına fazla yükleniyor, çürütme veya değersizleştirme anlamında yükleniyor, cevap vermesi gerekenlerde
(ilahiyatçılar, imamlar, cemaat ve tarikatlar) masanın altına saklanıyor yahut doğru argümanları sunamıyorsa yani yetersiz kalıyorsa o zaman bizde bir yazı kaleme alma zorunluluğu doğuyor. Değerli dostlar; inancınızdaki bir şey ne kadar önemsiz görünsede (örneğin; hz Mehdi inancı) siz o şeyin elinizden alınmasına izin verirseniz bilinki arkası gelecek. İmanınızda bir gedik açılırsa, arkası gelecek çünkü düşmanlarınız inancınızın her noktasını hurafeleştirmeye, çürütmeye çalışıyor. Hz Mehdi inancı İslamda çok küçük ve önemsiz bir detay gibi görünsede, bu inancı yok etmek isteyenler bunu yok etmekle yetinmeyecek. Bu inancı yok ettikten sonra, bu sefer kıyamet gününü yok sayacaklar, sonrası mahşer günü yok diyecekler vs. Bir değerinizden vazgeçmeye razı olursanız, bilinki diğerlerindende vazgeçmeniz için size yüklenecekler. Durmayacaklar. Ya sonrası? İnsanın inancı bir yap boz oyunu gibidir, birşeyleri teker teker çıkarmaya başladığınızda o bütün anlamsızlaşmaya başlar. Sonra? Allahın düzeni boşluğu kabul etmez. Eğer inancınızda boşluklar oluşmaya başlarsa bu boşlukları yeni çağ inançları ile doldurmaya başlarsınız. Şuan ne popülerse, ona yönelmeye başlarsınız. İslam inancı üzerine doğdunuz, uzaylı ve maymuna inanan bir birey olarakta Allahın huzuruna çıkarsınız artık. O yüzden, birşey önemsiz gibi görünsede o şey inancımızın merkeziymiş gibisine savunmalıyız. Kısacası, ya bu saldırılara göz yumup değerlerden yoksun, onların belirlediği değerler üzerinden bir yaşamı kabul edeceksiniz, yahut alanınız olmasa dahi Allahın size verdiği ilim ve imkanlar doğrultusunda birşey yapacaksınız. Bizler hayatı oturduğu yerden izleyenlerden değiliz, bana ne, benim sorunum değil diyenlerden değiliz. Değerlerimize saldırı olduğunda ayağa kalkıyor ve Allahın bize verdiği imkanlar doğrultusunda yazılar kaleme alıyoruz. Bir konuyu kaleme aldığımızda da ilkleri açıklıyor, daha önce hiç kimsenin bakmadığı bir pencereden olayları sizlere aktarıyoruz. Bu konuda maalesef el atmamız gereken boyuta taşındı. Maalesef bir gurup ilahiyatçı, bilim adamı sıfatıyla ortalıkta dolaşan bir tayfa mehdilik inancını çürütmek için çok çaba gösteriyor. Biz buna kayıtsız kalamazdık. Onlara cevap vermeleri gerekenler maalesef ya ortalıkta yok ya da yanlış tezler üzerine argüman kuruyor. Durum böyle olunca biz devreye girmek zorunda kalıyoruz. Sizlere hayrlı ve aydınlatıcı okumalar dilerim.


Hz. Mehdi varmı?

Evet var!


Şahısmı toplulukmu ya da mecazı bir anlammı taşıyor?

Bir şahıs.


Allah neden bir kurtarıcı göndersin, bir kurtarıcı beklemek bizleri yobazlaştırmıyormu? İslamın bu duruma düşmesi, bu tarz kurtarcılar beklemesi değilmi?

Bu tarz bir mantık üretmeniz ezbere konuştuğunuzu birilerin gazına geldiğinizi, ön yargılı ve art niyetli hareket ettiğinizi, akıl ile değil duygularınızla hareket ettiğinizi gösteriyor. Ortada akıl olmayıncada ortaya atılan her fikir mantıksız olur. Bu sorular ne zerre İslami mantık ne de zerre bilimsel mantık içeriyor. Nedenmi? İslami açıdan nedeni çok basit, siz eğer toplulukların yobazlaşmasını o toplulukların bir Allah elçisi beklemesine bağlarsanız, o zaman Allahın insanlığa tuzak kurduğunu ima etmiş oluyorsunuz çünkü insanlığa onbinlerce elçi gönderen Allah. Bir elçi beklemek eşittir yobazlıksa, elçiler insanın lehine değilde aleyhine işliyorsa o zaman sizin tezinize göre burada asıl fail Allah olmuş oluyor. Tezinizin ne kadar sakıncalı yorumlara sebep olduğunu görüyormusunuz? Allah onbinlerce peygamber gönderdi ve sizin mantığınıza göre bunları beklemek bunlara inanmak hataydı hurafeydi. Size göre insanlık kendi haline bırakılsa, gökten müdahale olmasa daha rahat ve huzurlu olacak. İnsanlık gerçektende kendi halinde bırakılmış olsa bu mantığınızı anlayacağızda, cinler aleminden insanların hayatına sürekli müdahale ediliyor. İnsan rahat bırakılmıyor ve bu insan kendisine yardım edilmesi için Allah dua ediyor. Sizin mantığınıza göre bu dualarda yanlış, mantığınıza göre Allahın bu duaları işitmesi ve kabul etmeside yanlış. Basit bir düşüncenizin ne kadar sakat yorumlara sebep olduğunu görüyormusunuz? Gayp ötesinden insanın hayatına müdahaleler var, Allahta durumu bizim lehimize dengelemek açısından gaypten yardımcılarını gönderiyor. Ben siz olsam bu yardımı geri çevirmem. Size göre ama bu müdahaleler yanlış, size göre insanı yobazlığa iten şeytanın müdahaleleri değilde Allahın müdahaleleri. Şu kafaya bakarmısınız? Siz peygamberimiz sav döneminde yaşasaydınız, inanın peygamberimizi inkar eden ilk siz olurdunuz. Gökten kimse inmeyecek, bırakın bu işleri diyen ilk siz olurdunuz. O günün inkarcıların günümüzün muadili sizsiniz. Sualin bilimsel boyutuna gelirsek, sualiniz bilimsel açıdanda zerre mantık içermiyor. Nedeni yine çok basit, siz eğer bir kurtarıcı beklemek eşittir yobazlık derseniz, o zaman sizin tezinize göre her kurtarıcı bekleyen istisnasıs yobaz olması gerek. Mehdiliğe inanan tüm topluluklar tüm çağlarda yobaz olması gerek. Durum böylemi? Hayır. Mehdilik inancı ile 1200 yıl boyunca arap yarım adası, ortadoğu, asya, balkanlar, avrasya, afrika, her yeri fethettik. Matematikten fiziğe, kimyadan astroloji'ye, tıptan sosyoloji'ye kadar bilim merkezlerimiz dünyanın merkeziydi. Batı karanlık çağda yaşarken dünya'yı ilimle aydınlatan, ilimi muhafaza eden ve geliştiren bizdik. Mehdilik inancı 1200 yıl boyunca ilme önderlik etmemize engel olmadıda son 3 yüz yıl içindemi oldu? Varsayalımki toplumu yobazlaştıran mehdilik inancı, siz son yüz yıl laiklik anlayışı ile yönetiliyorsunuz; son yüz yıl içinde neden teknoloji geliştirmediniz, ülkenize aydınlık ve refah getirmediniz? En basiti neden bir motor geliştirmediniz? Bir yüz yıl bunları geliştirmek için yeterli bir zaman değilmiydi? Ekonominizi yöneten tüsiad ve üniversitelerinizi yöneten monşerler mehdiye inanmaz. Madem toplumu geri bırakan mehdilik anlayışı, bunlar neden ülkenize o teknolojiyi getirmedi? Varsayalımki mehdilik anlayışı toplumu yobazlaştırıyor ve cahil bırakıyor, neden yahudiler ve hristiyanlar yobaz değil arkadaşlar? Sizin yürüttüğünüz mantığa göre onlarda yobaz olması gerek çünkü onlarda bir kurtarıcı bekliyor? Neden teknoloji ve gelişim onlarda var bizde yok? Demek yobaz kalmak inançla ilgili bir durum değilmiş, demek bir topluluğu yobazlığa iten sebepler başkaymış. Tavsiyemiz, eğer bilim adamı sıfatıyla bir tez ortaya atıyorsanız, tezinizi cehaletinizle değil ilminizle kurun ve tezinizin açık vermediğine dikkat edin. Bu teziniz her yerden açık veriyor, neresinden tutsak elimizde kalıyor. Biz son 3 yüz yıl içinde cahil kaldıysak bunun sebebi mehdilik inancından dolayı değil, birilerin üzerimize oyun oynamasından ötürü. Örneğin; amerika son yüz yıl içinde dört ülkenin kontrolünü savaş sonrası ele geçirdi. Almanya, Japonya, Güney Kore ve Türkiye. Bu ülkeler arasında sadece ve sadece türkiyenin gelişimde geride kalması sizde hiç şüphe uyandırmıyormu? Dört ülke üzerinde hakimiyeti ele geçiriyorlar, üç ülkede müthiş altyapı yatırımları yapılıyor bizde ise tam aksi bir yol izleniyor; uçak yapım atolyelerimiz kapatılıyor, araba üretimimiz durduruluyor, silah fabrikalarımız lağvediliyor ve yapmak isteyenler ile dalga geçiliyor. Ülkemizde üretimi durduranlarda kim? Mehdilik inancı olmayan monşer tayfa. Mehdilik inancı olanlar üretmek, Mehdilik inancı olmayanlar ise her yere heykel dikmek istiyor, ne anladık sizin tezinizden şimdi? Bizce bu tezinizi güzelceme gözden geçirin.

İlahiyatçılar ama söylediklerinize inanmıyor

İnsan sorumluluklarından kaçabilir ama Allah kaçmaz. Ülkemizde diziler ve evlilik programları ile ahlaki değerlerimiz bozuluyor, fetö-adnan oktar ve ahmed hulusi gibi örgütler dini duygularımızı sömürüyor, siz ilahiyat fakültelerin hiç kaldırın şu dizileri kaldırın şu programları veya fetö dinimizi bozuyor, ahmed hulusi evanjelizmin uşağıdır, durdurun bunları yürüyüşlerini yaptığını gördünüzmü? Ülkemizde herkes dinimize bir operasyon çekiyor, siz ilahiyet fakültelerin herhangi birisine karşı bir eylem bir söylem geliştirdiğini gördünüzmü? İnsan sorumluluklarından kaçabilir ama Allah kaçmaz. Birinci hatanız bu, siz olaylara kendi dünya perspektifinizden bakıyorsunuz. Konuyu değerlendirecekseniz malın sahibi kimse onun perspektifinden değerlendirin. En basiti, kendinize şu soruyu sorun; malın sahibi daha önce müdahale etmişmi etmemişmi? Bu basit sorunun cevabı size, gelecek hakkında da ipuçları verir. Malın sahibi daha önce yeryüzüne müdahale etmişmi? Etmiş. Nice defa etmiş. Dün yeryüzüne müdahale eden bugün niye etmesin?
Arkadaşlar dünya'ya hep müdahale edilmiş, kötülüğün zirvesini yaşadığımız şu çağda neden müdahale olmasın? Hani dün müdahale olmasaydı tezinizin tutulur bir yanı olurdu, bu zamana kadar hiç müdahale olmamışki bugün olsun derdiniz ve bizde sizlere haklısınız derdik. Durum bundan ibaret değil ama, kur'an-ı kerim helak olunan kavimler ile dolu. Peygamberimiz ile peygamberlik sona erdirildi, yeryüzü ile Allah arası bağ değil. Anladınız? Allahu Teala insanoğlunu ve yeryüzünü yarattı ve bunlara karşı bir sorumluluğu var. Kendi varlığını tanıtmak (din) bu sorumluluklarından sadece bir tanesi. Başka bir sorumluluğu, bizlere rızık indirmesi. Başka bir sorumluluğu ise malına (yeryüzüne, canlılara, kabe) edilen tecavüzlere müdahale etmesi. Örneğin; doların üstündeki o tek göz sembolü var ya, işte o sembole bağlı masonik örgütler bir 20 yılda İslamı ve doğal olan herşeyi yok edecek. İnsanlığı ver yeryüzünü bu şeytani yapılanmadan kendi başınıza nasıl kurtarmayı düşünüyorsunuz? Bu şeytani yapının %1'ini teşkil eden fetö ile mücadele etmekten bile acizsiniz, bu yapının tümüne karşı kendi başınıza nasıl mücadele etmeyi düşünüyorsunuz? Tamam, varsayalımki mehdi adında bir figür yok ve varsayalımki siz haklısınız. Bir 20-50 yıl sonra yediğiniz tohumlardan bedenlerinizdeki organlara kadar herşey yapay olacak. Aile düzeni, cinsiyet ve ahlak diye birşey kalmayacak. İslam ve insan özünden tamamen kopartılmış olacak. İnsanlığı ve islamı siz kendi başınıza nasıl kurtarmayı düşünüyorsunuz? Arkadaşlar, mehdiyi yok saymanız yeryüzü ve insanlığın varlığını tehdit eden sorunları yok etmiyorki. Onun varlığını inkar etmeniz insanlığın ve yeryüyüzünün yüzleştiği sorunlara karşı üç maymunu oynamanız gerektirmiyorki. Bu masonik teşkilatlar İslam ülkelerini paramparça etti, batıda ahlak, inanç ve aile düzeni diye birşey bırakmadı ve sizin sınırlarınıza dünyanın ordularını yığdılar. Siz gitti gideceksiniz. Kim sizi ve insanlığı bu yok oluştan kurtaracak? Sizin ilahiyatçılarmı, erdoğanmı, nutuklar ile ortalıkta dolaşanlarmı ya da benim sorunum değil batsın bu dünyamı diyorsunuz? Özet; bu olaylara kendi bakış açınızdan değil sorumluluk sahibi olanın bakış açısıdan bakın ve geçmişte göğün yeryüzüne müdahalesi oldumu olmadımı buna bakın. İslam tarihi boyunca Allahu Teala hiç müdahale etmemiş olsaydı, belki tezinizin tutulur bir yanı olurdu. Düzen hep böyle gelmiş demek böyle gidecek derdik. Ancak, Allah hep müdahale etmiş. En son müdahale yakın tarihimizde gerçekleşmiş. Ebabil kuşları ile Ebrehenin Ordusuna müdahale etmiş. Kur'an-ı Kerim helak olunan kavimlerin kıssaları ile dolu, yani yeryüzüne sürekli müdahale eden bir Allah var. Günümüzün çağı neden bu müdahaleden muaf tutulsun? "Sizin kafirleriniz onlardan daha mı hayırlı? Yoksa sizin için kitaplarda bir berat mı var?" (Kamer Süresi; 43).

En son peygamber gönderildi, neden bir elçi daha gelsin?

İslama sokulan en büyük hurafelerden ve yanlışlardan biriside bu, peygamberimiz sav'ı son elçi olduğu inancı. Peygamberimiz sav son peygamber ama son elçi değil. Her peygamber bir elçidir ama her elçi bir peygamber olmak zorunda değil. Aralarındaki temel fark; peygamberler mazlumlara indirilir, elçiler ise kötülere. Birisi Allahın bir rahmeti olarak iner, diğeri ise azap için. Birisi indiğinde insanlığın hayrına olur, diğeri indiğinde ise şerrine. Örneğin; lut kavmini helak etmek için gönderilen elçiler. Peygamberimiz sav son peygamber ve bu tartışmaya açık değil; "Muhammed sizden birisinin babası değildir. Fakat Allahın elçisi ve peygamberlerin sonuncusudur. Allah herşeyi en iyi şekilde bilendir" (Ahzab Süresi; 40). Allahu Teala Kur'an-ı Kerim ile ilahi mesajların sonuna gelindiğini, bundan sonra ilahi bir mesajın inmeyeceğini bize anlatıyor; "Bugün, size dininizi bütünledim, üzerinize olan nimetimi tamamladım, din olarak sizin için İslam'ı beğendim (Maide Süresi; 3). Bu iki Ayet tartışmaya mahal olmayacak şekilde bizlere peygamberlerin ve ilahi mesajların son bulduğunu anlatıyor. Mehdilik inancı ama zaten bunları tartışmaya açmıyor. Mehdilik makamı ne peygamberlik iddiası içeriyor ne de bir vahiy içeriğine sahip, dolayısıyla mehdilik inancını son peygamber geldi tezi ile çürütmeye çalışmanız anlamsız. Bakınız, bu iki Ayet Allah ile kulları arasındaki iletişimin kesildiği, insanlık kendi kaderine terkedildiği ve yeryüzüne bundan sonra müdahale edilmeyeceği anlamını taşımıyor. Peygamberimiz sav yeryüzüne indirilen son peygamber, ama son elçi değil. Son elçi olmadığını nereden biliyoruz, yine Kur'an-ı Kerimden biliyoruz; "Bu da ilk uyarıcılardan bir uyarıcıdır" (Necm Süresi; 56). Kur'an-ı Kerim peygamberimiz sav peygamberlerin sonuncusu, ama aynı zamanda da Allah elçilerin ilki olarak tanıtıyor. Uyarıcıların ilki ile burada ne kastediliyor bunada bu yazı vesilesiyle kısa bir açıklama getirelim; bir peygamber bir kitap indirdiğinde bir çağ açar ve kendisi açılan o çağın ilk iman edeni olur. O yüzden bazı peygamberler ben müslümanların ilkiyim kavramını kullanır, çünkü kendisi, açtığı o yeni çağın ilk inananı. "Musa tayin ettiğimiz vakitte (Tûr'a) gelip de Rabbi onunla konuşunca «Rabbim! Bana (kendini) göster; seni göreyim!» dedi. (Rabbi): «Sen beni asla göremezsin. Fakat şu dağa bak, eğer o yerinde durabilirse sen de beni göreceksin!» buyurdu. Rabbi o dağa tecelli edince onu paramparça etti, Musa da baygın düştü. Ayılınca dedi ki: Seni noksan sıfatlardan tenzih ederim, sana tevbe ettim. Ben inananların ilkiyim" (Araf Süresi; 143). "Ve: “Benim namazım, ibâdetlerim, hayatım ve ölümüm, âlemlerin Rabbi olan ve ortağı bulunmayan Allah içindir. Ben bununla emrolundum ve (böyle inanarak) Müslüman olanların ilki de benim.” de" (En'am Süresi; 162-163). İki büyük peygamber ikiside müslümanların ilki benim diyor, bu iki Ayet birbiri ile çatışmayacağına göre, burada ne kastediliyor; tamda bizim bahsettiğimizi. Kitap indirilen peygamberler o indirilen yeni anayasa kitabına ilk inanan olduğu için (Musa as- Tevrat, Muhammed as- Kur'an-ı Kerim), kendi çağlarının ilk müslümanları olmuş oluyorlar, bi nevi ilk vatandaşı. Yani peygamberimiz sav açtığı yeni çağın son elçisi değil, ilk elçisi. İslam alemine atılan en büyük kazıkta bu, onun son elçi olduğu kazığı. Kaldıki neden son elçisi olsun çünkü yeni bir çağ başlatıyor, başlattığı çağ neden kendisi ile son bulsun. Özetlersek; peygamberimiz Kur'an-ı Kerim ile yeni bir çağ başlattı. Bu osmanlının yıkılıp gazi mustafa önderliğinde TC kurulması gibi. Peygamberimiz sav' da bu yeni çağın ilk vatandaşı. Kur'an-ı Kerimde bu yeni çağın anayasası. Peygamberimiz sav anayasa kitabımız doğrultusunda yasama, yürütme ve yargı organlarını kurdu, tüm erklerin kusursuz çalıştığını görüncede aramızdan ayrıldı. Düzen kurulduysa hz Mehdi gibi figürlere ne gerek var? Mehdi gibi elçiler iki nedenden ötürü iner, birisi Müslümanlar zora girdiğinde ve ikincisi Allahın düzeni tehdit altında olduğunda. Örneğin; şuan müslümanlar zor durumdamı? Evet, hatta tarihte görülmemiş boyutta! Eee, o zaman daha neyi tartışıyorsunuz. Geçmişte iyiler sıkıntıya girdiğinde Allah elçilerini indirdimi (lut kavmi)? İndirdi! Eee, o zaman daha neyi tartışıyorsunuz. Günümüzde insanın varlığı ve Allahın düzeni tarihte görülmemiş br boyutta tehdit altındamı? Altında! Eee, o zaman daha neyi tartışıyorsunuz. Geçmişte bunlara müdahale edildimi? Edildi! Eee, o zaman daha neyi tartışıyorsunuz.

Sadece İslam dünyasına değil, bütün dünyaya hitap edecek o zaman?

Aynen. Bir elçiden bahsedildiğinde Müslümanlar hemen kendilerine indirildiğini zannediyor. Yapmayalım bunu. Allahın tek sorumlu olduğu kitle biz değiliz. Bu dünya bizden ibaret değil. Peygamberimiz İslam dinini yaymak için indi ve günümüzde 1.5 milyar insanda bundan az veya çok nasibini alıyor. Geri kalan 6 milyar insanı ne yapalım? Kıyamet yaklaşıyor, yansınlar cehennemdemi diyelim. İlahiyatçılara göre öyle diyelim. Hak ve hukuksuzluk onların ülkelerinede yayıldı. Kendi kıçımızı kurtarıp onları görmemezliktenmi gelelim? İlahiyatçılara göre görmemezlikten gelelim. Öyle gözükiyorki siz ve ilahiyatçılarınız Allahı ve Allahın yeryüzü ve insanlık üzerindeki tasarrufunu tam anlamış değil. Son üç yüz yıl içinde kötülük örgütlene örgütlene dünyayı ele geçirdi. Hatta insanlık tarihinde görülmemiş boyutta ele geçirdi. Olağanüstü bir durumla karşı karşıyayız. İnsanlığın daha önce hiç karşılaşmadığı bir kötülükle yüzleşmekteyiz. Olağanüstü durumlarda olağanüstü kişileri ortaya çıkarır. Nedenmi bir elçi inecek? Allah yeryüzüne müdahale etmek istemez, isterki insanlar kendi kendine idare etsin. İsterki biz Müslümanlar baatılı kendi elimiz kendi imkanlarımız ile yenelim. Biz bunu yapabildiğimiz müddette Allah müdahale etmez. Allah kimseye kaldıramayacağı bir sorumluluğu yüklemez, demek ahir zamanda yüzleşeceğiniz sorunları kaldıramayacaksınızki Allah yardımını size indirecek.
"Allah hiçbir nefse gücünün yeteceğinden öte yük yüklemez" (Bakara Süresi; 286). Ben siz olsam, burun kıvırtmaz Allahın yardım teklifini kabul ederdim.
 
Yani Allahın tüm insanlığa karşı sorumluluğu var, öylemi

Evet, hemde çok farklı boyutlardan sorumluluğu var. Bu boyutlardan biriside kıyamet.
"Uyarıcılar göndermediğimiz hiçbir ülkeyi helak etmedik..." (Şuara Süresi, 208). "Biz bir elçi göndermeden hiç kimseyi cezalandırmayız.." (İsra Süresi, 15). Ahir zamanda neden bir elçi gelmek zorunda bunun nedenlerinden birisinide bize bu Ayetler açıklıyor. Kıyamet gününde iyilerin ruhları alınıp o yok oluşu geri kalan tanıklık edecek. Allahta derki "ben herhangi bir topluluğu o yok oluşla yüzleştirmeden onları uyarırım". 1500 yıl öncesi bir uyarıcı geldi ya, kıyamete kadar bu insanoğlu için yeterli diyorsanız, o zaman geçmiş olsun insanoğlu. Rabbim insanoğlunu sizin merhametinize bırakmasın. Şükür Rabbime, Rabbimin merhameti bol. İnsanoğlunu cehennem azabından uzak tutabilmek için onbinlerce, bazılarına göre hatta yüzbinlerce peygamber gönderen Allah, ahir zaman önceside bir kaç tanesini elbette göndermeye muktedir. Kıyamet öncesi, en büyük helak öncesi elçilerin geleceği müjdesinide bu Ayetler bize veriyor. Bir değil, iki değil yüzbinlerce elçisini insanlığa gönderecek kadar merhameti bol olan bir Allah, bir iki tane de ahir zamanda gönderemezmi? Sizin insafınıza kalsa gönderemez. İnsanlık sizin ilahiyatçıların merhametine kalmış olsaydı onlar iki bin yılda bir peygamber gönderir, dört peygamber ile insanlık tarihini kapatırdı. Bu dört peygamberide kendilerine indirir, geri kalan halklara ne olursa olsun, bizim sorunumuz değil derdi!!! Kıyamet öncesi nedenmi elçiler inecek, çünkü Allah ben uyarmadan helak etmem diyor.

Bir peygamberin döneminde başka bir elçinin varlığına inanmak ne kadar doğru?

Soruyu tersten soralım; peygamberimiz sav dışında herhangi bir elçiye inanmamak ne kadar doğru? İslamı diğer dinlerden ayıran bu değilmi, biz kendi peygamberimiz dışında hz musayada, hz isayada iman ediyor olmamız, inanca bütünsel yaklaşmamış bu değilmi İslamı güzelleştiren. Değerli dostlar; İslam dini olaylara dönemsel bakmaz, kavimsel bakmaz, bir bütün bakar. İslam, hz Ademden kıyamete kadarki bütünü temsil eder, bir Müslümanda bu bütünün içindeki tüm elçilere inanır. Peygamberimiz sav dışında birine inanmak içinize sinmiyorsa, bizce imanınızı bir gözden geçirin. Kaldıki çok yüzeysel ve basit düşünüyorsunuz. Son peygamber olayına kendinizi o kadar kaptırdınızki Allahın indirdiği her elçiye bir peygamber sıfatı yapıştırıyor, bir elçinin bir peygamberden farklı olabileceği farklı niyet ve görev doğrultusunda indirilebileceğini akıl edemiyorsunuz. Örneğin; hz hızır. Musa as Allahın dinini tebliğ etmekle meşgulken farklı bir diyarda farklı bir elçi (hz hzır) Allahın farklı bir görevini yerini getirmekle meşguldu. Hz Musa yeryüzünde tebliğ ile meşgulken, eğer Allahu Teala farklı bir misyon için farklı bir elçiyi daha yeryüzüne indirebiliyorsa, bin beş yüz yıldır bir peygamberin ayak basmadığı şu yeryüzüne niye bir elçisini daha indirmesin. Hani, geçmişte böyle birşey olmamış olsa, kabul, mantığınızın bir yerinde tutarlılık, elle tutulur birşey göreceğiz, fakat durum bundan ibaret değil, peygamberler yeryüzünde dolaştığı dönemde dahi Allah başka elçilerini yeryüzüne indirmiş. Bu ilahi bir gelenek. Geçmişten beri adet böyle. Günümüzde de böyle olacak olması sizi neden rahatsız ediyor? Bir üst paragrafta size Ayetler sıraladık, o Ayetlerde biz kavimleri helak etmeden önce onlara peygamber indiririz demiyor, o Ayetlerde biz elçi indiririz diyor. Her peygamber bir elçidir ama her elçi bir peygamber olmak zorunda değildir. Hz mehdi hakkında yürüttüğünüz o kısır tartışmaları çok yanlış zemin üzerinde yürütüyorsunuz. Siz hz mehdinin bir peygamber gibi dini mesajlar ile geleceğini sanıyorsunuz. Yanlış, hz mehdi dini motif ve vasıflar ile gelmeyecek, kötülüğü yok etmek için inecek. Peygamberler dini tebliğ etmek için iner, Allah elçileri ise kötülüğü yok etmek için (İbrahim as' ın misafirleri). İslam tarihi bize gösteriyorki bir peygamberin döneminde gerek duyulduğunda farklı bir misyon için farklı bir elçi indiriliyor. Allahu Teala peygamberimiz ile peygamberliğin son bulduğunu söyler, yeryüzüne indirilecek eçilerin ve yeryüzüne müdahalenin değil!
Özetlersek; eğer Allah katında usul bu şekilde ise, yani bir peygamberin canlı olarak yeryüzünde dolaştığı bir dönemde, farklı bir yörede farklı bir elçi farklı bir niyet ve vazife doğrultusunda yeryüzüne inebiliyorsa (hz hızır, ibrahim as misafirleri), neden 1500 yıldır bir peygamber ve bir elçiden mahrum kalan günümüz insanlığına inmesin? Her asıra on binlerce peygamber ve elçi gönderen Allah neden tarihte hiç görülmemiş kadar kötülüğün yeryüzüne hakim olduğu bir dönemde de bir kaç tane göndermesin? İnsanlığı cehennemin azabından uzak tutmak için yüzbinlerce elçi gönderen Allah, neden yeryüzü tarihin en büyük helakı (kıyamet) önceside bir iki elçi göndermesin?

Mehdilik inancı, İslamı peygambersizleştirme projesinin bir parçası olamazmı?

Mehdilik inancı ile İslam peygambersizleştiriliyor derseniz, bizde sizlere peygamberimizin arkasına sığınarak mehdilik inancını yok etmeye çalışıyorsunuz deriz. Gazi mustafayı kendi çıkarları adına kullananlar gibi sizinde peygamberimizi kullanıp İslamın içeriğini boşaltmaya çalıştığınızı söyleriz. Bize görede asıl proje sizsiniz. Peygamber elden gidiyor diye diye insanların elinden kıyametle ilgili tüm inançlarını (hz mehdi, isa as, ecüc mecüc, dabbetül arz) teker teker söküp aldınız. Tebrikler size. Bakın arkadaşlar; Allahu Teala kompleksli değil. Bir elçi indiğinde siz bundan ne anlarsınız ne edersiniz, diğer inançlarınıza ne olacak Allahu Teala sizin kompleksli halinize göre hareket etmez. Verilere bakın; yeryüzü yanıyormu? Yanıyor! Bu yangını Müslümanlar söndürebilecek güçtemi? Hayır! Eeee, kim kıçınızı kurtaracak? Kıyamet kopsun o zaman hocam; kopamaaaaaz! Neden? Çok basit; "Senin Rabbin, memleketlerin ana merkezlerine, ayetlerimizi onlara okuyacak bir elçi göndermedikçe o memleketleri helâk etmez. Zaten biz, halkları zalim olmadıkça memleketleri helâk etmeyiz" (Kasas Süresi; 59). Allah derki biz şehirlerin ana merkezine bir elçi göndermedikçe oralarını helak etmeyiz. Kendinize şimdi sorun, peygamberimiz nereye indirildi; mekke ve medine. Kıyamet nerede kopacak; londrada pariste new yorkta romada, pekingde tokyoda berlinde. Bu bölgelere Allah bir elçi indirdimi? Hayır! Eee, daha neyi tartışıyorsunuz. Ayet çok açık ve net. Ayet derki; şehirlerin ana merkezine bir elçi inmedikçe insanları uyarmadıkça o beldeler helak edilmez. Hocam 1500 yıl öncesi indi ya diyorsanız; hayır, burada da yanılıyorsunuz. Peygamberimiz sav uyarıcıların sonuncusu değil İLKİ; "Bu da ilk uyarıcılardan bir uyarıcıdır" (Necm Süresi; 56). Yok arkadaşlar yok, tezinizi destekleyecek zerre bilgi zerre veri yok. Konuyu hangi noktadan ele alırsanız alın herşey hz mehdinin çıkışına işaret ediyor. İster ayetler, ister hadisler ister İslam alimleri ister mantık ister ilahi düzen deyin, ne derseniz deyin herşey ama herşey bir elçinin çıkışına işaret ediyor. İnanç olayını bir kenara koyun ve olayı sadece zaruret boytundan ele alın, hz mehdinin inmesi gerektiğini o zaman sizde kabul edersiniz. Günümüzün çağında hz mehdinin çıkışı bir zarurettir. İnancın ötesi bir zarurettir. Bin yıl öncesi yaşayan birisi için bu bir inançtı, günümüzde ise bu inanç ötesi bir zarurete dönüştü. İnsana acilen yardım edilmezse insan yok olacak. Doğal olan herşey yok olacak. Bu işin üstesinden siz iyilerde gelemiyorsunuz. Birşeyin üstesinden gelemediğiniz zamanda ne yapıyorsunuz? Allahtan yardım istiyor yardım bekliyorsunuz! Yani dönüp dolaşıp yine mehdilik inancına, gökten birisinin size yardım etmesini bekliyorsunuz. Benim şahsi görüşümde bu; ben hz mehdi olayına hiçbir zaman inanç boyutundan bakmadım, zaruret boyutundan baktım. Allah yardımıı indirmezse 50 yıl içinde insanlık yok olacak, bu kadar kısa ve net. Masonik bir yapılanma dünyayı ele geçirmiş, beşeri güçlerlede bunlara karşı koyma şansımız yok. Kime kafa tutacaksınız; avrupaya'mı ingiltereye'mi, amerikaya'mı çin'emi rusya'yamı? Hepsi aynı çetenin farklı kolları. Müslümanlar paramparça kendi içimizde de bölünmüşüz. Yeryüzüne yayılan bu kötülüğe kim dur diyecek? Biz değil çünkü sorun bizi aştı. Bizi aşıncada kim devreye giriyor; Allah. Nasıl devreye giriyor? Tarih tekerrürden ibaret. Geçmişte nasıl yaptıysa öyle, yani elçilerini indirerek!

Bu konular neden Kur’an-ı Kerimde anılmaz?

Anılır! Peygamberimiz sav' dan sonrası elçilerin geleceğini Allah doğrudan söylemiyor belki ama, peygamberimiz sav uyarıcıların ilki diyerek dolaylı yoldan ineceği mesajını bize veriyor. "Bu da ilk uyarıcılardan bir uyarıcıdır" (Necm Süresi; 56). Bu Ayet peygamberimizi uyarıcıların sonuncusu olarak değil ilki olarak tanıtıyor! İlginç olanı nice meal ve tefsirlerde ilk yerine, sonuncusu olarak çeviri yapılmış. Arapçasını orijinalini okuduğunuzda anca bunun böyle olmadığını anlıyorsunuz. Allahu Teala bu uyarıcıların ilkidir diyor, meal ve tefsirciler ise bu uyarıcıların sonuncusudur diye topluma aktarıyor. İlki dediğiniz zaman çok farklı anlamlar doğuyor, sonuncusu dediğiniz zaman farklı. Necm Süresi bizlere peygamberimizden sonra uyarıcıların geleceğin söyler. Örneğin Zuhruf Süreside İsa as'ı müjdeliyor; "Şüphesiz o (İsa) Kıyametin (kopacağının) bir bilgisidir. Artık onun hakkında asla şüphe etmeyin, bana uyun, bu doğru bir yoldur" (Zuhruf Süresi; 61). Ayetler neden doğrudan bu konulara girmez. Bunun iki nedeni var. Bir; hz mehdi Müslümanlar için bir imtihan vesilesi değil. Ona inansanız inanmasanızda imanınızdan birşey eksilmez. Sizin hayatınızda ve imanınızda birşey değiştirmeyeceği için onun Kur'an-ı Kerimde açık bir dil ile anılmaması gayet normal. Gelelim buradan neden açık bir dil ile anılmadığının ikinci nedenine; Kur’an-ı Kerim ve İslam dini peygamberimiz sav'ın dili, ahlakı ve yaşantısı ile anlatılmak üzere kurgulanmış bir din. Bir gemide de sadece bir kaptan olur. Eğer kutsal kitabımızda peygamberimiz dışında birisi daha anılsaydı, peygamberimiz görevini yerine getiremedi algısı oluşurdu. Müslümanların bir kısmı bir kaptanın peşine takılır diğerleri diğerin ve Müslümanlar arasında fitne, ayrımcılık oluşurdu. Dinimizde peygamberimizin önemi ve saygınlığı zedelenirdi. Demek hz mehdi’yi kutsal kitabımızda anmanın faydasından daha çok zararı olacakki Allahu Teala onu açık bir dil ile anmaya ihtiyaç duymamış.

Hz mehdinin gizemi bundan dolayımı

Evet. peygamberimiz sav'ın saygınlığı ve konumu korunması gerek. Ne kadar az hz mehdi hakkında bilgiye sahip olursanız ona o kadar az muhabbet beslersiniz. Ne kadar az muhabbet beslerseniz peygamberimizin konumu o kadar korunur. İnsanoğlu maalesef cahil. Bazılarınız peygamberimize göstermediği hürmeti tarikat liderine gösteriyor, hz aliye gösteriyor. Örneğin; hz mehdi yeryüzünde yaşasaydı siz milliyetçilik yapar peygamberimize göstermediğiniz hürmeti ona gösterirdiniz veya peygamberimizin kabrinden daha çok onun kabrini ziyaret ederdiniz.


Öyle bir şahsiyetin varlığı Necm Süresi dışında, başka bir yerde anılıyormu?

Hz mehdinin var olup olmadığını neden sadece Kur’an-ı Kerim üzerinden tartışıyorsunuz? Neden Müslümanlara indirilen diğer kutsal kitapları (tevrat, incil ve zebur’u) bu konuda dikkate almıyorsunuz?


O kitapların hükmü kalktı hocam

Bu tam doğru değil. O kitapların indirdiği yasalar kalktı. O ilahi kitapların geçmiş ve gelecek hakkında verdiği bilgiler değil!!


ama o kitapları inceleyemeyiz çünkü kitaplar değiştirildi

Müslümanlara indirilen diğer kitapları inceleme şansınız yoksa neden bu konu hakkında kesin hüküm veriyorsunuz? Madem Müslümanlara indirilen dört kitaptan sadece birisinin bilgisi sizde mevcut. Neden dörtte bir bilgi, o kısıtlı bilgi ile bir tv programdan diğerine çıkıyor ve hz mehdinin İslam dininde olmadığını iddia ediyorsunuz? “Kur’an-ı Kerimde anılmıyor ama belki bir önce indirilen Kitaplarda anılıyor olabilir, Allahu Alem, Allah daha iyi bilir” demeniz daha doğru bir yaklaşım olmazmı? Nerenizi düzeltsek bizde şaşırdık. Yanılgılar dolusunuz; hz mehdinin siz Müslümanlar için geleceğine ve onun dini misyon içerdiğini düşünüyor onu bir peygamber konumuna oturtuyorsunuz. Yanlış, o bir peygamber değil ve o İslam ve din için gelmeyecek o hz zülkarneyn gibi insanlık için gelecek. İki; ecüc mecücleri Allahın bir elçisi (zülkarneyn as) hapsetti. Onlar açığa çıktığında da bir elçinin yeryüzünde var olması neden size uçuk geliyor. Allah zamanında bir elçi indirerek kıçınızı kurtarmış, şimdi neyinize güveniyorsunuz? Üç; İslamın peygamberimiz ile başladığını sanıyorsunuz. Birşey Kur'an-ı Kerimde yoksa onu yok sayıyor, daha önce indirilen Kitaplarda anılmış olabilmesini akıl etmiyorsunuz. Nasıl ulusalcılar tarihlerin başlangıcı olarak TC devletini görüyorsa sizde İslam dinin başlangıcını peygamberimiz sav ile görüyorsunuz. Gördüğünüz içinde Kur’an- Kerimde anılmayan birşeye inanmıyorsunuz. Anlaşılır gibi değil.

Eski Kitaplarda geçtiğini nereden biliyoruz?

Hz Mehdinin gerçek ismi; Ruhu'l Kudüs. Ruhu'l Kudüs ismide hem Kur'an-ı Kerimde geçiyor hem İncil ve Tevratta. Kur'an-ı Kerimdeki ismi; Ruhu'l Kudüs. İncil ve Tevrattaki ismi ise; ruach ha-kodesh. Benzerliği görüyormusunuz? Kur'an-ı Kerim Ruhu'l Kudüs hakkında fazla detay vermez, daha önce indirilen Kitaplar ama veriyor. Bu konuda merakı olan arkadaşlar "the anointed one" yahut "the holy spirit" yahut "ruach ha-kodesh" kavramlarını araştırsın.

Neden eskilerde geçiyor?

Ahir zamanda hz Mehdi kimi yargılayacaksa, onların kitaplarında o anılması gerekiyordu da ondan. Örneğin; ahir zamanda zulmü yayan Müslümanlarmı? Hayır. O zaman Kur'an-ı Kerimde onun anılmasının bir anlamı yok. Eğer anılsaydı, o zaman hristiyan ve yahudi bizim haberimiz yoktu, olsaydı bu zalimliği yapmazdık diyerek sorgudan kurtulmaya çalışırlardı. Allah bunu baştan bildiği, bunların Kur'an-ı Kerime inanmayacağını bildiği için işi garantiye almış ve bu bilgileri kendilerinin inandığı ve sabah akşam okudukları tevrat ve incile indirmiş. Yani, kimler hesaba çekilecekse onların tabi olduğu Kitaba bu bilgiler indirilir. Günümüzde de yeryüzüne fitneyi yayan israiloğulları olduğu için, onlara indirilen kitaplarda hz mehdi anıldı. Hz mehdi döneminde eğer yeryüzüne fitne yayan Müslümanlar olsaydı, o zaman hz mehdi bizim kitabımızda da (kur'an-ı kerim) yer alırdı. Günümüzde fitnenin kaynağı ama biz değil israiloğulları. Örneğin; filistinlilere yapılan zulüm, Mescidi Aksaya yapılan tecavüzler. O yüzden Allahu Teala onlara indirilen Kitaplarda hz mehdiyi anma ihtiyacı duymuş. Özetlersek; neden eski kitaplarda anılıyor çünkü ahir zamanda gelecek olan kişi kimi hesaba çekecekse, hesaba çekilecek kişilere indirilen kitaplarda bu yer alması gerekiyordu!

Biz Müslümanlar, hz mehdi tarafından hesaba çekilmeyeceğiz o zaman?

Yeryüzüne fitne ve fesat yaymıyorsanız, insanlara zulüm etmiyorsanız adaletsizlik yapmıyorsanız o zaman hz mehdiden korkmanız gereken birşey yok. Sıradan bir Müslüman için hz mehdi bir imtihan vesilesi değil. Kuran-ı Kerimde anılmamasının sebeplerinden biriside bu. Müslümanlar ne ile imtihan edilecekse Kur'an-ı Kerim onu içerir. Eğer birşey Kur'an-ı Kerimde açık dille anılmıyorsa demek o bizim için bir imtihan vesilesi değil.

Ona inanmasakta olur yani?

Elbette olur. İmanın şartı peygamberlere ve meleklere imanı şart koşar, hz Mehdi ise ne bir melek ne de peygamber. Dolayısıyla ona inanmamanız imanınızdan birşey eksiltmez. Kaldıki o imanınızı ölçmek için gelmeyecek, o kötülüğü yargılamak için gelecek. O insanları inançlarından dolayı yargılamayacak. Onun huzuruna çıktığınızda Müslüman hristiyan ataistmisiniz, ona inanıyor inanmıyormusunuz bunlara bakmayacak. Yeryüzüne fitne ve fesat yayanları Allahın dinlerini bozanları, yeryüzüne haramları yayanları yeryüzünde zulüm yapanları hesaba çekmekle görevli olacak. "Sonunda güneşin battığı yere ulaşınca onu, kara balçıklı bir suda batıyor gördü. Orada bir millete rastladı. 'Zülkarneyn! Onlara azap da edebilirsin, iyi muamelede de bulunabilirsin' dedik." "O da demişti ki: «Kim haksızlık ederse muhakkak ona azab edeceğiz; Sonra Rabbine geri döndürülecek, O da onu görülmemiş bir azabla cezalandırır" (Kehf Süresi, 86.87). Hz mehdi, zülkarneyn as gibi kişilerin imanına bakmaksızın sadece haksızlık edenleri hesaba çekecek. Hz mehdiye inanıp inanmamanız imanınızdan birşeyi eksiltmiyecek.
Siz mahşer günü Kur'an-ı Kerimde olanlardan hesaba çekileceksiniz. İmanın şartları, islamın şartları ve yaptığınız iyilik ve kötülüklerden sorguya çekileceksiniz, hz Mehdiye inanıp inanmamanızdan değil.

ama bize hep inanmamız gerektiği söylendi

Hz mehdiye inansanız veya inanmasanız bu imanınızda birşeyi eksiltmez. Kitap belli kurallar belli. O İslamla değil yeryüzüne yayılan fitne ile ilgilenecek. Dolayısıyla onun şahsiyetine inanıp inanmamanız imanınızda hiçbirşey eksiltmez. Aksini söyleyenlerde ya cahil ya da sizi kendi amelleri için kullanmak isteyen art niyetli insanlar. 

Herkes mehdilik iddiasında bulunuyor, bu konuda tavsiyeniz varmı hocam

Birisinin mehdi olduğunu nereden anlarsınız?  Bir; h
mehdinin en temel özelliği yardıma ihtiyaç duymaması. Birisi sizin yardımınızla İslamı ayağa kaldırmaya çalışıyorsa bilinki o mehdi değil. Hz mehdi vazifesini halletmek için gökten bir ordu ile gelecek. Eğer birisi himmet toplama gibi bireylerin yardımı ve fedakarlığı ile dünyaya hakim olmak istiyorsa (fetö) veya bir cemaatin hizmetine ihtiyaç duyuyorsa (nurcular, süleymancılar) bilinki o hz mehdi veya mehdilik harekatı değil. Öyle olduğunu iddia edenlerde bilinki birer sahtekar. İki; hz mehdi, yusuf as ve ötesi bir güzelliğe sahip. O sizin huzurunuza çıktığında onun o olduğunu anlarsınız. Üç; hz mehdi peygamber vari ve ötesi güçler ile donatılacak. Eğer birisi karşınıza çıkar ve ben mehdiyim derse, ondan peygamber vari bir mucize göstermesini bekleyin. İnsan ve cinlerin yapamayacağı birşey kendisinden bekleyin (örneğin; ölüyü diriltmek). Gerçektende hz mehdi çok farklı bir karakter. Allahu Tealanın daha önce hiçbir kuluna vermediği bir güç ve kudreti ona verecek. Hz mehdi nin ölçüsü said nursi ya da abdül kadir geylani değil, o süleyman as, zülkernayn as, yusuf as ve isa as ötesi bir varlık. Örneğin; süleyman as Allahtan kendisinden sonra kimseye nasip olmayacak bir saltanat ister. Allah bu duasını kabul etmez, duasının karşılığı olarak sadece rüzgarı hizmetine verir. "Rabbim, beni bağışla ve benden sonra hiç kimseye nasib olmayan bir mülkü bana armağan et. Şüphesiz Sen, karşılıksız armağan edensin." "Böylece rüzgarı onun buyruğu altına verdik. Onun emriyle dilediği yöne yumuşakça eserdi" (Sad Süresi; 35-36). Neden kabul etmez? O saltanatı hz mehdiye sakladıda ondan. Süleyman as benden sonra kimseye nasip olmayan bir mülk ver dedi, yani kendisinden sonra gelecek mehdinin rızkına göz attı, Allahta bunu kabul etmedi. Hz. Mehdi bir gariban sıradan bir kul olmayacak. Hz süleyman ve zülkarneyn as ötesi bir güç ve iktidar alanı ile donatılacak. O yüzden herkese o makamı yakıştırarak lütfen onun makamını sıradanlaştırmayın. Ahir zaman dönemindeyiz, doğaüstü olayların vukuu bulacağı dönemdeyiz, o yüzden mehdi ve gerçekleşecek diğer olaylar hakkında beklentilerinizi sıradanlaştırmayın, beklentinizi çok yüksek tutun. Önüne gelen soytarıya ve şarlatana kanmayın.

Özetlersek

İslam ve müslümanlar dar’a girdiğinde bir peygamber indirilir, insanlık ve yeryüzü dar’a düştüğünde ise zülkarneyn ve mehdi as gibi tüm dünyayı fethedecek elçiler gönderilir. Peygamberler hep belirli yörelerle kısıtlı kalmış, o yüzden peygamberler ile dünyaları fetheden elçileri birbiri ile karıştırmayın. Birinci hatanız; hz mehdinin İslam ve Müslümanlıkla alakalı olduğunu sanıyorsunuz, bu doğru değil. Hz mehdi müslümanlara değil insanlığa inecek. İkinci hatanız; Allahın yeryüzüne indirdiği tek kitabın Kur'an-ı Kerim olduğunu düşünüyor, eskilerini yok sayıyorsunuz. Eski Kitaplarda bu bilgilere yer verilmiş olma ihtimalini göz önünde bulundurmadan Kur'an-ı Kerimde bu bilgi yoksa, demek İslamda böyle birşey yok diyorsunuz. İslamın diğer üç kitabını yok sayıyorsunuz. Üçüncü hatanız; Allahın yardımı olmadan ben yeryüzünü düzeltirim düşüncesi içindesiniz. Kendi kıçınızı temizlemekten aciz olduğunuz halde, Allahın yardımına muhtaç değlim egosu ile ortalıkta dolaşıyorsunuz.
Dördüncü hatanız; Allahın insanoğluna olan merhametini küçümsüyorsunuz. Kıyamet gibi büyük bir helak öncesi insanoğluna son bir uyarı yapılması size uçuk geliyor. Beşinci hatanız; bencilsiniz, kendinizden başka kimseyi düşünmüyorsunuz. Allahında sizin gibi bencil olduğunu sanıyorsunuz. Altıncı hatanız; Allahın yeryüzüne kayıtsız kaldığı yeryüzüne müdahale etmediğine inanıyorsunuz. Mülkünü korumayacağını mülküne yapılan tecavüzlere öylesine kayıtsız kalacağını sanıyorsunuz. Yedinci hatanız; ilahi kuralları bilmemeniz. Uyarıcı göndermediğim bir kavmi ben helak etmem diyor Allah!! Sekizinci hatanız; olayları kendi bakış açınızdan değerlendirmeniz. Yeryüzüne ve insanlığa karşı bir sorumluluğunuz yok Allahında sizin gibi sorumluluktan yoksun olduğuna inanıyorsunuz. Dokuzuncu hatanız; geçmişten ders çıkarmıyorsunuz.
İslam tarihi helak kavimler, Allahın yeryüzüne müdahaleleri ile dolu. Tarih bize peygamberlerden bağımsız elçilerin yeryüzüne indirildiğini söylüyor. Fakat siz bunları unutturmaya çalışıyorsunuz. Onuncu hatanız; siz doğaüstü hadiselere inanmıyorsunuz. Neden, çünkü sizin imanınızın kalibresi zayıf. Siz peygamberler döneminde yaşamış olsaydınız ve bir peygamber bir mucize gösterseydi, bu bir sihir bu bir göz boyaması diye o peygamberi reddeden ilk tipler siz olurdunuz!! Rabbim müslümanları sizin fitnenizden şerrinizden korusun.

Neden doğaüstü hadiseler olacak ahir zamanda?

Kıyametin kendisi doğaüstü bir olay, dolayısıyla o sürece götüren hadiselerinde doğaüstü olması olayın tabiatı gereğidir. Nedir bu doğaüstü olaylar? Hz mehdi, isa as, yecüc mecüc, dabbetül arz. Örneğin
mehdiliği reddeden birisi bununla kalmaz dabbetül arzıda reddeder, yecüc mecücleride reddeder isa as'ın tekrar yeryüzüne inişinide reddeder. Bu şahıslar doğaüstlüğü yani kıyameti andıracak herşeyi reddeder. Neden? Sizi rehavete sokmak, sizleri zevk sefa içinde tutmak için. Yok öyle şey hayatınızın keyfine bakın demek için. Eğer mehdilik inancının elinizden alınmasına razı olursanız, bilinki bu insanlar bununla durmayacak ahir zamanla ilgili diğer inançlarınızıda elinizden alacak. Ahir zaman kapıya çaldığında da siz sudan çıkmış balığın durumuna düşeceksiniz. Neden doğaüstü olaylar olması gerek? Topluluklar helak edilmeden onları o rehavetten o dünyevi zevklerin sarhoşluğundan uyandırmak gerek, bu da sıradan uyarılar ile mümkün değil. Öyle birşey indirmeniz gerekiyorki toplumda şok etkisi yaratması gerek. Bu da ancak doğaüstü hadiseler ile mümkün. Artı, doğaüstü bir olaya (kıyamet) doğaüstü şeyler öncülük eder. Allah arka arka mucizelerini gönderip sizi uyarmaya çalışacak. Uyanan kurtulur ama bizim ilahiyatçılar veya monşer tayfa gibi uyanmayan yok öyle şey diyen, rehavet sarhoşluğu içinde ahir zamanla yüzleşir. O yüzden kimin peşine takılıyorsunuz lütfen buna çok dikkat edin. Konu sadece mehdilik inancı değil. Kıyametin kopuşu dahil, bu kişiler kıyametle ilgili tüm inançlarınızı teker teker elinizden söküp almk istiyor. Yanlış kişilerin peşine takılırsanız elinizden gidecek olan tek şey mehdilik inancı olmayacak bunu lütfen biliniz.